pexels-photo-207891
Çocuklarda Psikososyal Gelişim

Çocuklar doğumdan erişkin oluncaya dek sürekli bir gelişim ve değişim içindedir. Bedensel gelişimin yanı sıra her ay farklı beceriler kazanırlar.

Gelişim basamakları ve hızı bireyler arasında farklılık gösterir. Bebeklerde kural olmamakla birlikte zekâ gelişimi nörolojik gelişime paraleldir; zeki çocuklar daha çabuk yürür, konuşur.

Olgunlaşma doğuştan var olan bazı yetilerin ortaya çıkışıdır, örneğin konuşma ve yürüme yetileri insanın kalıtsal donanımında vardır zamanı gelince ortaya çıkarlar eğitimle çocuğu 6-7 ayda konuşturmak veya yürütmek mümkün değildir.

Öğrenme ise olgunlaşma sürecinde gelişmeyi daha üst düzeylere çıkarır. Konuşma yaşına gelmiş bir çocuk sözlü uyarıdan yoksun kalırsa konuşma yavaş gelişir. Hangi dilin öğrenileceği çocuğun çevresine bağlıdır.

Çocuğun rutin kontrollerinde o ay için uygun davranışları yapıp yapmadığı kontrol edilerek psikososyal gelişimi de değerlendirilir.

TEMEL GÜVEN DUYGUSU

Yeni doğan bebek dış dünyaya uyum sağlama sürecindedir. İhtiyaclarını ağlayarak belirtir. Yenidoğan bebek koku alır, dokunmayı hisseder. Bebek ağladığında anne ya da bakan kişi ona sevecenlikle yaklaşıp ihtiyaçlarını giderirse bebek değerli olduğunu hisseder. Böylece bebekte temel güven duygusu gelişir ki bu tüm yaşamı etkiler Bebeğin temel ihtiyaçlarından biride kucağa alınmak sevilip okşanmaktadır. Kucağa alışır diye düşünmemelidir; sevgi ile büyüyen çocuk sağlıklı gelişim gösterir. Güven duygusu gelişen bebek zamanla beklemeyi öğrenecektir.

Emzirme anne-bebek arasındaki psikolojik bağı güçlendirir. Emzirme sırasında dokunma, annenin kalp ritmi, sıcaklığı bebeğin sakinleşmesini ve güvende hissetmesini sağlar.

1-2 aylık bebek anne-babasını tanır, onlara gülümseme ve agu sesi ile tanıdığını belli eder. Anne de konuşarak, onunla ilgilenirse bebeğin cevap vermek ister, böylece bebeğin ilk sosyal ilişki kurma becerisi gelişmeye başlar.

İlk 6 ay bebeğin yüzü, annenin yüzünü yansıtır. Anne mutlu, huzurlu ise bebekte mutlu, anne endişeli ise bebekte gergin ve huzursuzdur. Bebekler annenin yüzüne bakar onun duygusunu hissedip kendi yüzlerinde yansıtırlar.

3. ayda sosyal gelişim başlar, bebek etrafındaki insan ve eşyaları izlemeye, nesneleri ayırt etmeye başlar. Kendisiyle ilgilenen kişilerle birlikte olmakta hoşlanır.

6 ayda aynada kendi yansımasını tanır. Anne veya bakan kişiyi tanımaya dokunmaya çalışır. Yüzyüze etkileşimi tercih eder.

7-8. aylarda yabancıları ayırt etmeye başlar, tanıdık yüz ve sesleri tercih eder, yabancılardan korkma, kaçınma görülür. Basit oyunlar oynamaktan hoşlanır.

9 aydan sonra kaybolan nesneyi arar, örtülen eşyayı örtünün altında arar. Bu aylarda taklit becerisi de gelişir. Taklit dil gelişimi ve sosyal gelişiminde birçok yeni beceriyi kazanmasını sağlar. El sallar, başbaş yapar.

10-12 ayda tek başına hareket etme becerisi ile bebek dünyayı keşfetmeye başlar. Kendinin ayrı bir birey olduğunun bilincindedir. Bir yandan anneden veya bakıcıdan uzaklaşırken diğer yandan onun orada olup olmadığını kontrol eder, oyun gibi sosyal etkileşimlere çevresindekileri davet eder. İlgilendiği nesneyi parmağı ile işaret ederek karşısındaki kişinin dikkatini aynı nesneye çekmeye çalışır ki bu ortak dikkat olarak adlandırılır. Ortak dikkat karşısındaki ile göz ilişkisi kurma becerisini gerektirir, bu otistik çocuklarda yoktur.

8-15 aylar arasında sosyal duygusal gelişim'' bağlanma '' aracılığıyla gerçekleşir. Bağlanma güvenliği ve yaşamda kalmayı sağlayan evrensel bir yaşama stratejisidir, bebeklikte başlayıp yaşam boyu sürer. İlk bağ anne ya da bakım veren kişi ile kurulur. Bebeğin tehlike anında korunabileceği sığınak, çevresini keşfetmede güvenli bir temel görevi görür. Bebeğin korku ya da kaygı sinyalleri bakım veren kişi tarafından fark edilip koruma ve rahatlık sağlanır, dünyaya açılmasına öncülük eder.

Sağlıklı bağlanma için bakım veren kişinin tutarlı tepki veren ,duyarlı ,ulaşılabilir olmalısı gerekir..Güvenli bağlanma geliştiren çocuklar bakım veren kişi yanında olmasa da stres durumunda yardımcı olacaklarından emindir.Sosyal becerileri daha yüksektir.

1-3 yaş arası çocuk inatçılığı, ısrarcılığı, paylaşmayı bilmemesi nedeni ile zor bir çocuktur. Kendi yemeğini yer, giyinmeye çalışır. Tuvalet eğitimi 2 yaş çivarında kazanılır. Dil yeteneği bu yaşlarda hızla gelişir,18 ayda basit soruları kavrar, 3-50 sözcükten oluşan bir dağarcık oluşur.2 yaşında iki sözcükten oluşan cümle kurmaya başlar, basit zamirleri kullanmaya başlar. Çocuk 2 yaşından sonra konuşmuyorsa değerlendirilmesi gerekir. Bu yaştaki çocuk hem annesine boyun eğmek istemez hem de kaybetmekten korkar, çelişkili duygular gösterir. Bu yaşlarda saldırganlık ortaya çıkar, istediği olmayan çocuk öfke nöbetleri geçirebilir. Soğukkanlı ve tutarlı bir yaklaşımla onu sakinleştirmek gerekir.

Çocuklar belli kurallar ve sınırlar olduğunda kendilerini daha rahat hissederler. Her istediklerini yapmak çocuğa yarardan çok zarar verir.

Oyun çocuğun sağlıklı gelişimi için gereklidir. Çocuklar oyunla öğrenir ve iletişim kurarlar. 2-3 yaşlara kadar birbirinin yaptığını taklit eder ancak birlikte oynamazlar 3 yaşından sonra birlikte oynamaya başlarlar, yaşıtlarıyla birlikte olmaktan hoşlanırlar.

Bebeğinizle keyifli zaman geçirmek için;

  • Bebeğinizi kucaklayın, masaj yapın, sevgi dolu sözler söyleyin.
  • Bebeğinizle sık sık konuşun, adını söyleyin, konuşurken gözlerine bakın, mimiklerinizi abartın.
  • Bebeğinizin görüş alanındaki objeleri hareket ettirin, farklı objeler gösterin.
  • Ona ritm içeren şarkı ve ninniler söyleyin, Bebekler tekrardan hoşlanırlar, aynı şarkıları tekrar dinlemekten bıkmazlar.
  • Yüzünüzü elleriyle araştırmasına izin verin.
  • Farklı ses ve görüntülerle tanışması için dışarı çıkarın gördüğü şeyleri işaret edip adını söyleyin
  • Değişik oyuncaklar verin.
  • Masal ve öyküler anlatın.
  • Gülümseyin, o gülümsediğinde mutlu olduğunuzu belli edin

Uz Dr Hale Yener / Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı / İrenbe

 

 

 

  • Gönderiyi Paylaş