shutterstock_275066126
Gebelikte Bitkisel Ürün Kullanımı

Gebelikte bulantı, kusma, kabızlık, mide ekşimesi gibi gebelikle ilgili birçok fizyolojik değişiklik meydana gelmektedir. Bununla birlikte depresyon gibi ruhsal değişimler de görülmektedir. Bu tür problemlerin üstesinden gelebilmek adına gebeler sıklıkla bitkisel ürünlere yönelmektedir. Bitkisel ürünlere reçetesiz ulaşmak da reçeteli ilaçların yerini almasını sağlamaktadır ve bu süreç hekim kontrolünde değildir. Gebelerin bitkisel ürünlere yönelmesinin diğer bir nedeni de doğal ve zararsız olma algısıdır. Oysaki bitkilerin ve bitkisel ürünlerin birçok aktif bileşeni bulunmaktadır. Bunların hepsi yapıları anlaşılmış veya anlaşılmamış olsun, tıpkı ilaçlar gibi kimyasal bileşiklerdir. Bu bitkisel kimyasal bileşiklerin denetimleri ise ilaçlarda olduğu gibi sıkı değildir. Gerçekten etkili olup olmadıkları henüz bilimsel araştırma yöntemleri ile kanıtlanmış değildir, güvenilirlikleri bilinmemektedir.

Gebelik süresi boyunca bitkisel ürünlerin kullanım sıklığı ve kullanılan bitkiler, kültürel ve bölgesel faktörlere bağlı olarak farklılıklar göstermektedir. Yapılan birçok çalışma gebelerin bitkisel ürün kullanımının oldukça fazla olduğunu göstermektedir (1).

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Afrika’da nüfusun %80’ine yakını temel sağlık hizmetleri için geleneksel tıbba yönelmektedir ve Çin’de bitkisel ürünlerin kullanımı toplam tıbbi ürün tüketiminin %30-50’sini oluşturmaktadır. Avrupa, Kuzey Amerika ve diğer gelişmiş bölgelerde nüfusun %50’sinden fazlası en az bir kez tamamlayıcı veya alternatif tıp yöntemlerine başvurmaktadır (2). Asyalılar üzerinde yapılan çalışmalarda, nüfusun %50’sinin bir veya daha fazla bitkisel ürün kullandığı görülmektedir. Türkiye’de yapılan güncel bir araştırma ise gebe kadınların yaklaşık %47,3’sinin en az bir veya daha fazla bitkisel ürün kullandığını göstermektedir (1).

Gebelikte yaygın kullanılan bitkisel ürünler, geleneksel kullanım nedenleri ve olası etkilerine baktığımızda:

Adaçayı: Grip, kusma, mide ekşimesi, abdominal ağrı, enfeksiyonlar, diş ağrısı nedenleri ile kullanılır. Gebelikte abortifasiyan yani doğumu başlatıcı, düşük meydana gelmesine sebep olan etkilerinden dolayı kullanılmamalıdır (2).

Çörekotu: Kolik, gaz, gıda desteği, enfeksiyonları ortadan kaldırdığı inancı ile kullanılır. Gebelikte kullanımı ve güvenirliliği konusunda bilimsel veriler yetersizdir. Yiyeceklerde yaygın kullanılan dozlardan daha yüksek dozlarda alındığında uterus kasılmasını yavaşlattığı veya durdurduğu düşünülmektedir (2).

Yeşilçay: Sedatif özelliğinden dolayı kullanılır. Uygun miktarda çay olarak kullanılması güvenlidir, gebe kadınların kafein benzeri maddeler içermesi nedeni ile fazlaca tüketiminden kaçınmaları önerilmektedir (2). Ayrıca karaciğer hasarı yaptığı ile ilgili raporlar bildirilmeye başlanmıştır (3).

Kekik: Grip, öksürük, hazımsızlık, enfeksiyonların (faranjit, idrar yolu, bronşit) etkilerini ortadan kaldırmak için kullanımı halk arasında yaygındır. İnsan ya da hayvan çalışmalarından yeterli veri mevcut değildir, ancak doğumu ve düşüğü başlatıcı etkileri nedeni ile potansiyel olarak zararlı olabilir (2).

Kimyon: Şişkinlik, karın ağrısı, doğumu kolaylaştırıcı özelliği ile kullanılır. Gebe kadınlarda güvenirliliğine ilişkin veriler eksiktir. Hindistan’da doğumu ve düşüğü başlatıcı etkisi nedeni ile kullanılır (2).

Okaliptus: İnhalasyon yolu ile solunum sıkıntılarını gidermek amacıyla kullanılır. Yalnızca topikal kullanılmalı, oral kullanımından kaçınılmalıdır (2).

Aloe vera: Yerel-bölgesel olarak vücut çatlaklarına uygulanır. Bu yolla kullanımında gebeler üzerinde olası bir zararı bulunmamakta, ancak Aloe lateksi uterusu uyararak erken doğumu başlatacak veya düşüğe neden olabilecek antrakinonlar içerdiğinden gebelikte dâhilen kullanımından kaçınılmalıdır (2). Aloe vera’ lı içecekler ülkemizde olmasa da, yurt dışında mevcuttur ve bu içecekler barsak düz kasını çalıştırarak, kabızlıkta da çözüm olarak görülmektedir. Oysaki aynı zamanda rahim düz kaslarını da uyararak kasılmaların başlamasına sebebiyet vermesi nedeniyle kaçınılmalıdır. Benzer barsak cevabı fetüste de meydana gelebilir ve bebek daha doğmadan amniyon sıvısının içine dışkılayabilir (4). Öte taraftan aloe vera içilmesi barsak kanseri ile ilişkilendirilmeye başlanmıştır.

Hint yağı (Kastor yağı): Aloe veraya benzer şekilde, barsak düz kaslarını uyardığında, doğumu başlatacak rahim düz kaslarının uyarılması da mümkündür, bu nedenle kullanımından kaçınılmalıdır. Anne karnındaki fetüs barsaklarını da etkilemesi sonucu bebeğin doğmadan anne karnında dışkılaması gibi ciddi sorunlara yol açabilir (4).

Sarı kantaron: Halk arasında yara iyileştirici, antidepresan ve sakinleştirici olarak kullanılmaktadır. Laboratuvar hayvanlarında yapılan çalışmalarda sarı kantaronun gebelik oranını ve yavru birey sayısını azalttığı, embriyotoksisite oluşturabileceği, uterus kas tonusunu azalttığı ve potansiyel olarak da doğumu geciktirebileceği belirtilmiştir (5).

Papatya: Sakinleştirici, rahatlatıcı, diüretik, antibakteriyel etkileri bulunmaktadır ve gebeler tarafından grip, öksürük, mide/karın ağrısı, kusma, göğüs ağrısı, gaz sancısı, farenjit, uyku sorunları gibi durumlarda kullanılmaktadır. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda düzenli papatya kullanan gebelerde düşük yapma, erken doğum oranının artması, bileşimindeki kumarinlerden dolayı gebelerde kanamayı arttırıcı etki yaratması ve aşırı kullanımının kasılmaları indüklemesi, düşük doğum oranına sahip bebeklerin doğması, menstrüasyon ve abortus indükleyici etkilerinden dolayı gebelikte kullanılmamalıdır (2). Ayrıca papatyanın çok alerjik bir bitki olduğu da unutulmamalıdır.

Nane: Gebelikte gaz sancısı, şişkinlik, mide ağrısı, abdominal ağrı gibi gastrointestinal problemler; soğuk algınlığı ve solunumsal sıkıntılar; kas ağrısı, baş ağrısı ve diş ağrısı gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde ve sedasyon amacıyla antik çağlardan beri kullanılmaktadır. Gebelikte zencefille birlikte bulantı ve kusmayı önlemek amacıyla kullanılıyorsa da aşırı kullanımı sonucu gebeliğin erken döneminde rahim kanamasını başlatıcı etkisinin olabileceği gözlenmiştir. Bu nedenle bebekte organların oluşumu döneminde kontrendike olduğu ve gebelik sürecinde aşırı kullanımının güvenli olmadığı düşünülmektedir (2).

Ekinezya: Ekinezya, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunmak için bağışıklık sistemini desteklediğine inanılarak kullanılır. 54 kişinin katıldığı bir çalışmada böyle bir etkinin olmadığı gösterilmiştir, alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir (6). Birinci trimesterde üst solunum yolu hastalıkları için ekinezya kullanan 206 gebe kadının prospektif bir kohort çalışmasında, tedavi edilen gruptaki solunum semptomları tedavi edilmeyen grupla karşılaştırıldığında düzeldiği, bebekte anomali gelişmediği belirtilmiştir (7). Soğuk algınlığı tedavisinde etkinliği tam olarak kanıtlanamamış olsa da, uzun süreli ekinezya tüketiminin (> 8 hafta) karaciğer fonksiyon bozukluğuna neden olması muhtemeldir (3).

Tüm dünyada bitkisel ürünler oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Son yıllarda popülerliğinin giderek artmasına rağmen birçok bitkisel ürünün güvenirliliği hakkında yeterli bilimsel veri bulunmamaktadır.  Özellikle gebe kadınlarda kullanımına dair raporların sayısı oldukça azdır. Kullanılan geleneksel ürünlerin birçoğunun yan etkisi de yeterince bilinmemektedir. Akılcı ilaç uygulamalarının hayata geçirilmesi ve ‘bitkisel ürün zararsızdır’ algısının önüne geçilmelidir. Bitkisel ürünlerin anne ve fetüs üzerine olumsuz etkiler doğurabileceği gerçeği unutulmamalı gebelik döneminde dikkatli olunmalı ve mutlaka uzman hekimin tavsiyesi sorulmalı, gebelik takibi yapan hekim bilgilendirilmelidir.

1,2Fadime Kahyaoğlu, 3Buket Demirci

1Celal Bayar Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, Manisa

2İrenbe Kadın Doğum ve Tüp Bebek Merkezi, İzmir

3Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı, Aydın

 

Kaynaklar:

  1. Kıssal A, Güner UC, Ertürk DB. Use of herbal product amongpregnant women in Turkey. Complementary Therapies in Medicine 30 (2017) 54-60
  2. Fendoğlu B, Şöhretoğlu D. Gebelikte Bitkisel Ürünlerin Kullanımı. J Lit Pharm Sci 2018;7(3):175-84.
  3. Tıbbın Alternatifi Olmaz, Geleneksel ve Alternatif Tıp Uygulamaları, Türk Tabipler Birliği Halk Sağlığı Kolu, 2017. Editör: Serpil Tütüncü, Nilay Etiler
  4. Weisner J, Knöss W. Herbal medicinal products in pregnancy- which data arae available? Reproductive Toxicology 72 (2017) 142-152
  5. Kahyaoğlu F,  Gökçimen A, Demirci B. Investigation of the embryotoxic and teratogenic effect of Hypericum perforatum in pregnant rats. Turk J Obstet Gynecol. 2018 Jun; 15(2): 87–90.
  6. Grimm W, Muller H. A randomized controlled trial of fluid extract of Echinacea purpurea on the incidence and severity of colds and respiratory infection, Am J Med 1999 106:138-143
  7. Peter CA Kam, Denise WY Barnett, Ian D Douglas. Herbal medicines and pregnancy: A narrative review and anaesthetic considerations. https://doi.org/10.1177/0310057X19845786

 

  • Gönderiyi Paylaş