İnfertllite 

Endometriozis

 01 Aralık 2013

 

Endometriozis, rahim iç dokusunu oluşturan endometrium hücrelerinin, rahim iç bölgesi dışında yerlerde bulunmasıdır. Bu hücreler, yumurtalıklarda, tüplerde, alt karın boşluğu zarlarında (periton) ve hatta göz, kemik gibi genital sistem dışı organlarda bile nadir de olsa bulunabilmektedir.

En sık görüldüğü şekli ile endometriozis, yumurtalıklarda kistler yapar. Bu kistler çikolata kistleri olarak da bilinir. Biz endometrium hücrelerinin rahim iç bölgesi dışında yerleştiği alanlara ortak bir deyim olarak 'endometriozis odakları' diyoruz.

Endometriozis odakları, hormonların bir adet dönemi boyunca neden olduğu değişimleri aynen yaşar ve adet döneminde bu hücrelerde de kanama ve dökülme olur. Karın iç boşluğunda kanamayı sınırlandırmaya yönelik iltihabi savunma hücreleri, endometriozis odaklarını kuşatır. Bu bölgede iltihabi cevabın neden olduğu bir süreç başlar. İyileşme sırasında çevre dokulara yapışıklıklar oluşur ve her adet döneminde bu durum tekrarlanarak devam eder.

Endometriozis, ağrılı cinsel ilişki, adet sancısı, bel kasık ağrıları ve infertilite şeklinde kendini belli edebilir.

Endometriozis herkeste farklı derecede hastalık yapar. Kimi durumda genital organlara, alt karın boşluğuna ve komşu organlara (barsak, idrar kesesi gibi) zarar verebilir. Bazen sadece hafif bir kistik hastalık veya minik odaklar şeklinde görülebilir. Kimde nasıl bir tablo yaratacağı önceden kestirilemez.

İlginçtir; çok şiddetli endometrioziste hiçbir belirti olmayabileceği gibi, çok hafif hastalık durumunda şikayetler ciddi, dayanılmaz olabilir.

Endometriozis, infertilitede üzerinde durulan önemli bir hastalık grubudur. Endometriozisli hastaların yarıya yakınında infertilite vardır. Bu hastalık kanser değildir. Ancak davranışı çevre organlara zarar verici niteliktedir. Tedavi edilmesi gerekir. Uzun vadede kronik pelvik ağrıya yol açabilir. Periton (karın iç zarı) yüzeylerinde yol açtığı tahribat kalıcı ve ilerleyicidir.    

Tedavi seçenekleri ilaçlarla veya cerrahi ile olabilir. Hastalığın yaygınlığına ve bulgularına göre, kişiden kişiye değişebilen tedavi seçenekleri vardır.

İlaçla tedavide, doğum kontrol hapları, GnRH analogları, danazol vb ilaçlar kullanılabilir. Genellikle ilaçların uzun süreli kullanımı gerekir.

Laparoskopi, endometriozis tedavisinde en sık kullanılan yöntemdir. Endometriozis odakları mümkün olduğunca çıkarılır, yakılır, kistler temizlenir ve endometriozisin neden olduğu yapışıklıklar açılır.

Tedavi başarısı, hastalığın yaygınlığına göre değişir. Çok ciddi hastalık tablosunda başarı sınırlıdır. Hafif endometriozis durumunda yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir.

Erken dönemde saptanması tedavi başarısını arttırmaktadır. Bu nedenle ağrılı cinsel ilişki, sancılı adet, bel-kasık ağrısı ve infertilite yakınmaları olan kişilerin jinekolojik muayeneye başvuruda gecikmemesi önemlidir. Şiddetli adet sancısı çeken genç kızların da bu açıdan muayene olması önerilmektedir.

Çocuk istemi olmayan endometriozis olgularında en iyi tedavi ve korunma yöntemi doğum kontrol hapıdır.

Genel olarak endometriozis varlığında jinekolojik kontrollerinizi daha sık yaptırmalısınız. Hastalığın bulgularında ilerleme, gerileme veya yeni hastalık odakları bu şekilde erken dönemde tanınarak tedavi şeması değiştirilebilir.

 

 

İLGİLİ YAZILAR

Berna ve Ömer Aşçı çiftinin öyküsü...
Elven ve Erkan çifti ve ikizlerinin öyküsü...
10 yıl sonra ikiz bebeklerimiz olacağını öğren
Nilay ve Osman Tosun çiftiinin Deniz\'e kavuşm
Erkek İnfertilitesinde Ampirik Medikal Tedavi
Meral – İlker Yasin Şimşek Çifti ve kızları Ya
Çocuklarda Solunum Yolu Enfeksiyonları ve Koru
Gebelikte Sık Karşılaşılan Problemler