Röportajlar 

YUMURTALARIN DONDURULMASI KADIN İÇİN UMUT KAYNAĞI

 29 Ocak 2014
Günümüzde teknik olarak hem yumurta hem sperm hücresi hem de embriyonun dondurulup uzun yıllar saklanabilmesi ve bebek istendiğinde kullanılması mümkün Tüp bebek tedavilerinde embriyolar yasal olarak dondurulup saklanabiliyorken, yumurta ve sperm dondurmadaki kısıtlamaların kaldırılması tedavilerde yeni bir çığır açabilir

 


Tüp bebek tedavilerindeki gelişmeler, yüz güldürücü sonuçlar vermeye devam ediyor. Hem dünyada hem de ülkemizde artık hatırı sayılır bir geçmişi olan bu tedavilerle ilgili
önyargılar da yavaş yavaş siliniyor. 16 yıldır tüp bebek alanında çalışan Op. Dr. Kaan Bozkurt, "O yıllardaki sorularla şimdi sorulanlar çok farklı.. Tüp bebeğin ilk yıllarında, bebeğin kendi yumurta ve spremleriyle yapıldığından emin olamıyordu insanlar. Artık bunu soran soran az.... Ayrıca tüp bebekte her koşulda herkes gebe kalır sanılıyordu. artık tekrarlayan denemeler gerekebileceği biliniyor. Bir defa tüp bebek yaptırarak sonuç almamanız, hiç sonuç almayacağınızı göstermiyor. Ya da bir kez tüp bebek ile gebe kalmanız, bir dahaki sefere aynı yöntemle gebe kalacağınızı da göstermiyor" diyor. Özel İrenbe Kadın Hastalıkları ve Doğum Dal Merkezi, Tüp Bebek Merkezi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Kaan Bozkurt'la üreme hücrelerinin dondurulması işlemini ve bu işlemlerin getirdiği yenilikleri konuştuk.
-Rakamlarla tüp bebekteki durum nedir ülkemizde? 
Türkiye'de yılda resmi rakamlara göre 42 bin tüp bebek uygulaması yapılıyor. 80 milyon nüfuslu bir ülkede, yıllık gereken tüp bebek uygulaması 80 bin ile 100 bin arasıdır... Demek ki tüp bebek gerekenlerin ancak yarısı Türkiye'de tedavi yaptırabiliyor.
-Niye tüp bebeğe ihtiyaç duyanların hala yarısı tedaviye başvurabiliyor ülkemizde?
Merkezlerin dağılımı önemli bir etken. Çoğunlukla İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Bursa öne çıkıyor... Başka yerlerde merkez olsa bile, nedense hala 'aman kimse duymasın' diyen var. Ayrıca hala 'bu iş büyük şehirlerde düzgün yapılır' önyargısı var. Tedavi ücretlerine devlet katkısı da çok az. Avrupa'da birçok ülkede ya 5-6 defa ya da çocuk olana kadar devlet destekliyor. Bizde maliyetin küçük bir bölümünü devlet karşılıyor ve iki defa karşılıyor. Buna rağmen Türkiye, tüp bebek uygulamalarında Avrupa'da 6'ncı, dünyada da ilk 10'da...
-Türkiye'de tüp bebek tedavilerinden elde edilen canlı doğum oranı nedir? 
Dünyada şu anda senede yaklaşık 1.5 milyon civarında tüp bebek yapılıyor. Yaklaşık 400 bin de canlı doğum oluyor. Türkiye'de bu oran bunun biraz üstünde. Tüp bebekte başarılı bir ülkeyiz. Kongreler ve bilimsel yayınlar da bunu doğruluyor.
-Sperm ve yumurta dondurma, ülkemizde hala bazı şartlara bağlı olarak yapılabiliyor değil mi? 
Evet. Sadece ilerde kullanmak için sperm veya yumurta donduramıyorsunuz. Özellikle kadınlar için ciddi problem. Örneğin kadınım, 35 yaşındayım, evli değilim ya da evliyim henüz çocuk istemiyorum... İlerde yumurtalarımın bitmesi riskiyle karşı karşıyayım. Yumurtalarımı dondurabilir miyim? Hayır, yasak. Yumurta veya spermi saklamak teknik olarak mümkün ama yasak.

KADIN OLMAK DEZAVANTAJ!
-Hangi şartlarda sperm ve yumurta hücresi donduruluyor?

Yumurtlama saklamanın yönetmeliği yok. Ben ileride kendi yumurtamı kendimde kullanmak üzere dondurmak istiyorum diye bir kadın tüp bebek merkezine yasal olarak başvuramıyor.
Erkekte de spremin sıfır olmasına sebep olabilecek bir tedavi ya da hastalık mevcutsa saklanabiliyor.
-Yönetmelik yokken kadında yumurta hücresi nasıl dondurulabiliyor? 
Evli çiftlerde, kendilerinde kullanılmak üzere, gerektiğinde kadının yumurta hücresi dondurulabiliyor. Ancak bunun bir zorunluluk gereği yapıldığının belgelenmesi lazım.
Örneğin kadının yumurtalığı alınacak, ameliyat olacak ya da kemoterapi alacak... Bu tedavilerin yumurtalıkları çalışamaz hale getireceğine dair belge getirirse ve evliyse kadın, yumurta hücreleri dondurulabiliyor. Yönetmeliklerde açık şekilde yazmasa da bu suç değil. Ama evli olmayan bir kadın ya da evliyim ama şimdi çocuk istemiyorum diyen kadın, yumurta hücrelerini yasal olarak donduramıyor şu anda.
-Kadın olmak burada da bir dezavantaj sanki...
Kadınlık hep dezavantaj. Tüp bebekte de yine çıkıyor karşımıza. Sperm ve yumurta bağışını bir nedenle yasaklıyorsunuz diyelim. O yasakların olduğu başka ülkeler de olabilir. Bu konu tartışmaya açık. Sağlık Bakanlığı açıkladı, soy bağının korunması, kimin kimin çocuğu olduğunun bilinmesi vesaire. Bunlar tartışılabilir veya geçerli de olabilir. Ama kendi sperm ya da yumurta hücrenizin gerektiğinde kendinizde kulanılmak üzere dondurulup saklanmasını yasaklamak neden? Bunun mazereti yok.
-Kadınlardan "yumurta hücrelerim dondurulsun" diye bir talep geliyor mu peki? 
Geliyor tabii. Üstelik konu bu kadar yaygın bilinmiyorken... Bilinse, çocuk isteğini erteleyen ya da ertelemek zorunda kalan kadınların tamamı ister. Ayrıca çocuğu olmayanlar da değil sadece, ikinci çocuğu daha ileri bir tarihte doğurmak isteyen kadın da yumurta hücrelerinin dondurulmasını isteyecektir. Bunun için kadınların yasal düzenleme istemesi gerekiyor. Aslında yumurta dondurma işlemine sadece belli bir yaşa gelmiş ve çocuk sahibi olmamış kadınların değil, tüm kadınların ihtiyacı var. 25 yaşındayken de kaderinizin ne olacağını bilemezsiniz. Üreme hücrelerinin, sağlıklıyken dondurulup saklanması, kişiyi olası pek çok riskten koruyacaktır.

55 YAŞINDA DOĞURULABİLİR!
-Yaş ilerledikçe kadındaki yumurta rezervinin azalması burada çok önemli bir kriter değil mi?

Kadında yaş ilerledikçe yumurta kalitesi azalıyor. 40 yaşından sonra yumurta sayısı ve kalitede azalma çok hızlanıyor. Tüp bebek yönteminde 43-44'ten sonra gebelik oranı yüzde sıfırdır. İstisnaları var ama onlara bakıp istatistik üretemeyiz. 44 yaşında tüp bebekte gebelik şansınızın sıfıra düştüğü varsayılır.
-Diyelim ki kadının yumurta hücreleri saklandı. Kadın vücudu ne kadar süreyle doğum olayını sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilir? 
Kadının genel sağlığında başka problemi yoksa, kendi sağlığını tehdit eden dolayısıyla gebelik sağlığını da tehdit eden sistematik bir rahatsızlığı yoksa 55 yaşında bile doğurabilir. 45-50 yaşında gebelik sağlanırsa, hele yumurtaları gençken saklanmışsa kromozom bozukluğu riski de ortadan kalkıyor.
-Embriyo dondurmada kısıtlamalar var mı? 
Embriyo dondurmada kısıtlamalar çok az ve uygulamada büyük rahatlık sağlıyor. Embriyoların dondurulup saklanabiliyor olması, tüp bebek pratiğinde byük rahatlama getirdi. Çoğul gebelik riskini azaltabiliyoruz. Dondurup birer birer az sayıda transfer yapabiliyoruz çünkü.
Kadından bir defa yumurta toplayarak 3-4 defa embriyo transferi yapma şansınız oluyor. Harcamalar da azalıyor. Embriyo dondurma seçenekleri tüp bebekte hem konfor hem kaliteyi artırıyor hem maliyeti azaltıyor.
-Taze embriyo ile dondurulmuş embriyo arasında bir fark var mı? 
Dondurma kalitesi o kadar iyi bir düzeye geldi ki elde edilen gebelik oranları taze ile aynı. Hatta bazen taze embriyo trasferinden daha yüksek oranda başarı elde edecek hale geldi.
-Neden? 
Çünkü dondurulmuş embriyo trasferinde, embriyonun yerleştirileceği rahim içi ortam doğal haline daha yakın oluyor. Yumurtlama tedavisi toplama işleminin etkisi geçmiş oluyor.

SIVI AZOT İÇİNDE
-Dondurulan bu hücreler nasıl bir ortamda ve kaç yıl saklanabiliyor? 

Sperm, yumurta ya da embriyo olsun. Dondurulduğu an ve çözüldüğü andır önemli olan, o hücrelerin zarar görüp görmeyeceğini, sonradan işe yarayıp yaramayacağını belirleyen...
Sıvı azot içinde dondurma ve çözme süreçleri dışındaki, arada beklediği sürecin 5-10-15 yıl olmasının sonuca hiçbir etkisi yok. Dondurulmuş hücre sıvı azot içinde eksi 195 derecede yıllarca durabilir. Türkiye'de yasal sınır 5 yıl. Ancak bu süre, bilimsel ölçüm ile bulunan süre değil. Yıllar evvel Yeni Asır'a da manşet oldu. Fransa'da 14 yıl evvel dondurulmuş spermini getiren hastamız İzmir'de tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmuştu. 14 yıllık sprem ile tüp bebek yapılabildiğini gördük yani. Bu sürenin bilimsel olarak sınırı bulunmuyor. Bu hücreler içinde sıvı azot olan bir tankta saklanıyor. Yönetmeliklere göre tüp bebek labarotuvarlarında dondurma bölümü vardır ve dondurulan hücreler bu bölümde saklanır. Ama bilimsel olarak o tank, içindeki sıvının akıp gitmeyeceği her yerde saklanabilir. Evinizde bile sıvı azot tankını kapağı kapalı olarak saklanabilirsiniz. Önemli olan tankın içindeki sıvı azotun bitmemesi. Buharlaşır ve zamanla biter çünkü. Sıvı azotun yenilenmesi gerekiyor ki hücreler çözülmesin.

 

Kaynak: Yeni Asır / 11.Ağustos.2013

 

 

İLGİLİ YAZILAR

Elven ve Erkan çifti ve ikizlerinin öyküsü...
Berna ve Ömer Aşçı çiftinin öyküsü...
10 yıl sonra ikiz bebeklerimiz olacağını öğren
Nilay ve Osman Tosun çiftiinin Deniz\'e kavuşm
Erkek İnfertilitesinde Ampirik Medikal Tedavi
Meral – İlker Yasin Şimşek Çifti ve kızları Ya
Çocuklarda Solunum Yolu Enfeksiyonları ve Koru
Gebelikte Sık Karşılaşılan Problemler