Üroloji (Üreme Sağlığı ve Tedavileri)
Kişiye özel planlanan tanı ve tedavi süreçleriyle, sağlık hizmetlerimizin tüm alanlarında güvenilir ve nitelikli destek sunuyoruz.
Doğumdan bir yaşına kadar inmemiş testis normal histolojik yapı gösterir. En erken bulgu 1. aydan itibaren izlenen leydik hücre (testesteron üreten hücreler) hipoplazisidir. 18. aydan sonra leydik hücre sayısında azalma, sertoli hücrelerinde dejenerasyon, gonositlerin olgunlaşmasında gecikme, testis içindeki tubul çapında azalma gözlenir. Testisler ne kadar yüksek yerleşimli ise histopatolojik bozuklukta o kadar artar. Ascending testis olgularında da daha az düzeyde ve geç başlayan değişiklikler gözlenir.
İleri yaşa kadar tedavi edilmemiş olgularda fertilite bozulur, malinite (kanser) riski artar. Tedavi edilmemiş bilateral inmemiş testis olgularının hemen tamamı infertilite ile sonuçlanır.
Genel popülasyonundaki testis tümör insidansı 1/100000 dir. Bu oran inmemiş testisli vakalarda 1/2500’ e çıkarak 40 kat artmaktadır. Cerrahi tedavinin tümör gelişiminin azaltmaya dair kanıtlar tartışmalı olup, amaç testisin erken teşhis ve muayenede kolaylık sağlayabilecek bir konuma getirilmesidir.
İnmemiş testiste olgular bir yaşına kadar testise zarar vermeden dikkatli bir şekilde cerrahi olarak tedavi edilmelidir. Yani testisler bir yaşından önce skrotuma (torbaya) indirilmelidir.
Hormonal tedavi, başarı oranlarının düşüklüğü ve yan etkilerinden dolayı günümüzde pek tercih edilmemektedir.
Fertilite inmemiş testis tedavisinde temel hedeftir. Geçtiğimiz 20-30 yıl içerisinde inmemiş testisin germ hücre gelişiminde hasra yol açtığına dair önemli kanıtlara ulaşılmıştır. Günümüzde inmemiş testis nedeni ile ortaya çıkan infertilite (kısırlık) ile ilgili iki görüş söz konusudur. Buna göre klasikleşmiş ilk görüş, testisin sktorum dışında ayrı bir yerde yerleşmesi nedeni ile özellikle ısı etkisinin yol açtığı olumsuzluklar sonucu zaman içinde germ hücrelerinin etkilenmesidir. Cerrahi uygulanmayan inmemiş testislerde zaman içerisinde meydana gelen histopatolojik germ hücre hasarı bu görüşü desteklemektir.
Diğer görüş ise; aslında inmemiş testisin bir endokrinopati olduğu, infertilite ile ilgili temel sorunu fetal germ hücre deposu olan gonositlerin (sperm öncüleri) erişkin koyu tip spermatogoniya ya dönüşümünde gonodotropinlere (hormonlara) bağlı nedenlerle bir yetersizlik olduğudur. Karşı testisde de sorun olabiliyor olması bu görüşü desteklemektedir.
Mevcut veriler ışığında ratlarda yapılan çalışmalarda, erken cerrahi tedavinin germ hücre hasarını azalttığı gösterilmiştir. Azoospermik erkeklerde yapılan çalışmalar inmemiş testisin fertilite üzerine etkisini ortaya koymuştur. Tedavi edilmemiş iki taraflı inmemiş testisli olgularda azoospermi görülme oranı %89 iken tedavi edilenlerde bu oran çok daha düşüktür. Tüm inmemiş testisli çocukların doğum sırasında testislerinde germ hücreleri olduğu bilinmektedir. Bu germ hücre sayısında ki azalma en erken altıncı ayda başler ve testisin pozisyonuna bağlı olarak etkilenme derecesi değişir. Germ hücre sayısında ki ilk keskin düşüş 1.8 yaşında görülür. 8-9 aylık inmemiş testisli çocuklarda germ hücre sayısı kritik alt seviyededir ve bu bilgi cerrahi tedavinin bu dönmeden önce yapılması gerektiğini işaret etmektedir.
Tüm bu bilgiler ışığında inmemiş testis ile ilgili bir özet yapmak gerekirse;