Kış aylarının gelmesi ile birlikte solunum yolları enfeksiyonlarının sıklığı artmaktadır, özellikle hava sıcaklığında ani değişiklikler sonrası salgınlar görülebilmektedir. Okula giden bir çocuğun yılda 6-7 kez soğuk algınlığı geçirmesi normaldir. Solunum yolları enfeksiyonlarının çoğu viral etkenlerle olur, antibiotik gerektirmez.
Solunum yollarında 200 den fazla virüs ve bakteri enfeksiyon yapar. Virüsler basit bir nezleden grip zatürreye kadar değişen hastalıklara neden olurlar, çocuklarda bronşiolit, krup dediğimiz enfeksiyonlar kışın sık görülür. Bakteriler de özellikle bademcik enfeksiyonları, orta kulak enfeksiyonu, sinüzit ve zatürreye neden olabilirler.
Nasıl bulaşır?
Virüsler genellikle hasta kişinin öksürük, hapşırması sonrasında havaya yayılan damlacıklar ile bulaşır. Ellerle bulaşma ve eşyalar aracılığıyla indirek bulaşma da olabilir. Grip virüsü eşyalar üzerinde 12-24 saat kadar canlı kalabilmektedir. Bulaşmayı azaltmak için hasta kişilerin kalabalık ortamlara girmemesi veya maske kullanması önerilir. El yıkamaya dikkat etmeli, kışın kapalı ortamların havalandırılması sağlanmalıdır. Sigara dumanı çocuklarda solunum yolları direncini düşürerek enfeksiyon ve allerjilerin ortaya çıkışını kolaylaştırır.
Soğuk algınlığı ( Nezle)
Bu virüsler hava sıcaklığının düşmesi ile etkinleşirler. Burun akıntısı, hapşırma, hafif ateş belirtileri ile ortaya çıkar. Yüksek ateş olduğunda orta kulak enfeksiyonu, sinüsit gibi bir komplikasyon hale gelmelidir.
Burun damlaları ile burun açık tutulmalıdır, gerekirse ağrı kesici parasemol türü ilaçlar alınabilir. Bol sıvı, bitki çayları, taze sıkılmış portakal suyu, tavuk çorbası gibi içecekler rahatlatıcıdır. Kuru hava burun tıkanıklığını artırdığından kaloriferin üzerine su koyarak oda nemlendirilmelidir.
Belirtileri Soğuk algınlığı Grip
Ateş Nadir 38-39 derece
Baş ağrısı Nadir Sürekli
Genel ağrı Az Yaygın
Yorgunluk Hafif 2-3 hafta
Burun tıkanıklığı, hapşırma Genellikle Bazen
Boğaz ağrısı Genellikle Bazen
Öksürük Nadir Genellikle
Komplikasyon Sinüsit, kulak enf Bronşit, zatürre
Korunma Genel önlemler Aşı
Grip
Grip her yıl toplumun % 5-15'ni etkileyen çok bulaşıcı bir hastalıktır. Dünyada her yıl 3-5 milyon kişide ciddi hastalığa,250.000-500.000 ölüme yol açmaktadır. Grip virüsü 20-30 yılda bir pandemi denilen, kıtalar arası salgınlar yapar. 1957'de Asya gribi (H2N2), 1968'de Hong Kong gribi (H3N2), 2009 yılında Meksika gribi (H1 N1) tüm dünyada salgınlara ve ölümlere neden olmuştur. Grip virüsünün A Tipi insanlarda, kuş ve memelilerde hastalık yapar, B ve C tipi yalnız insanlarda görülür.
Grip virüsü antijenik yapısını hızla değiştirir, her yıl değişik tipler hastalık yapar. Bu tipleri belirlemek için Dünya Sağlık Örgütü her yıl araştırmalar yapar. Türkiye'de de 2003 yılından beri ülkenin her tarafından alınan örnekler belli merkezlerde toplanarak sürveyans çalışması yapılır. Bu bulgulara göre sonraki sezon için olası tipler belirlenip aşı hazırlanır. Aşı 3 tipe karşı koruyucudur son yıllarda dörtlü aşı kullanma sunulmuştur.
Grip sezonu genellikle Eylül - Ekim gibi başlamakla birlikte son 5 yıldır Aralık- Ocak ayında başlayıp Nisan-Mayıs aylarında bittiği görülmektedir.Bu nedenle grip aşısı Kasım- Aralık aylarında yapılabilir hatta grip geçirilmediyse Ocak-Şubat aylarında da aşı yapılabilir. Aşının koruyuculuğu 10-14 gün sonra başlar ve yaklaşık 6 ay devam eder.
Gribin diğer virüs enfeksiyonlarından farkı ani başlaması ve 39-40 dereceye varan ateştir, bu iki özellik grip için tipiktir. Virüsle karşılaşmadan sonra birkaç gün içinde belirtiler başlar ve ortalama 7-10 gün sürer. Yaygın kas ağrıları, baş ağrısı, titreme, bitkinlik nedeniyle yatağa yatırır. Kuru öksürük vardır. Grip vücudun direncini düşürüp bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlar. Ateş ve öksürüğün uzun sürmesi, solunum zorluğu, kusma gibi bulgular varsa doktora başvurmalıdır.
Grip tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur ancak zatürre, bronşit gibi ikincil enfeksiyonlar gelişmişse antibiotik kullanılır. Virüse etkin olan antiviral ilaçlar seçilmiş olgularda kullanılabilir. Tedavide bol sıvı almak, dinlenmek, ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanmak önerilir.
Grip aşısı
Dünya Sağlık Örgütü gripten korunmanın en iyi yolu olarak aşı önermektedir. Aşının koruyuculuk oranı ortalama % 60-70 civarındadır, bazı yıllar bu oran daha düşebilmektedir, bu nedenle aşı yaptırma konusunda soru işaretleri oluşmasa da özellikle risk grubundakiler başta olmak üzere aşı en etkili korunma yolu olarak önerilmektedir.
Risk grupları
Astım, diyabet, kalp hastalıkları, böbrek hastalığı, kan hastalığı gibi kronik hastalığı olanlar ve aileleri,
- Bağışıklılık sistemi baskılanmış hastalar; Kanser hastaları, doğuştan bağışıklık sistemi hastaları, kortizon kullananlar.
- 65 yaş üzerindekiler ( bazı ülkelerde 50 yaş kabul edilmektedir)
- Sağlık çalışanları
6 ay-3 yaş arası çocuklarda da bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş olduğu için aşı önerilmektedir.
Grip aşısı virüsün antijenik parçacıkları ile hazırlanır, canlı aşı değildir.
Kimler grip aşısı olamaz?
- 6 aydan küçük çocuklar
- Ateşli hastalık geçirenler
- Yumurta allerjisi veya aşı içindeki maddelere allerjisi olanlar
- Hamileliğinin ilk 3 ayında olanlar
Aşı nasıl uygulanır?
- 6 ay-3 yaş arasındaki çocuklara 1/2 doz, büyüklere tam doz yapılır.
- Çocuk ilk kez aşı oluyorsa 1 ay arayla 2.doz yapılır.
- Aşı kas içine uygulanır, 2 yaş üzerinde koldan, küçüklerde bacaktan yapılır.
Yan etkisi var mı?
Canlı aşı olmadığı için hastalık yapması beklenmez, ancak hafif ateş, kas ağrısı, bitkinlik olabilir. Lokal yan etkisi aşı yerinde kızarıklık ve ağrıdır.
Solunum yolu enfeksiyonlarında korunmak için;
- Elleri sabunla yıkamalı, kirli ellerle yüze, ağıza dokunmamalı
- Hastalar ile yakın temastan, ortak eşya kullanımından kaçınmalı,
- AVM, toplu taşım araçları gibi kalabalık yerlerde bulunmamalı,
- Gribe yakalanmış kişiler iyileşinceye kadar işe veya okula gitmemeli,
- Hapşırık, öksürük sırasında ağzı kağıt mendille veya dirseğimizle kapatmalı,
- Beslenmeye dikkat etmeli, bol sıvı almalı (bal ve limonlu bitki çayları gibi) .Protein içeren gıdalar, vitaminden zengin sebze-meyve yenmeli (soğan, sarımsak doğal antibiyotik). Probiotikten zengin yoğurt, kefir, turşu, tarhana gibi besinler bağışıklık sistemine yardımcıdır.
- Her gün 15-20 dakika güneşlenme (yeterli D vitamini almak önemli)
- Uyku: günde ortalama 8 saat uyumalı
- Bağışıklık sistemini güçlendirmek için β-glukan, afrika sardunyası, kara mürver özü, propolis içeren ürünler kullanılabilir.
Uz Dr Hale Yener / Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı / İRENBE