5 ay gibi kısa bir sürede eşi ile evlilik kararı aldı. Çocukları çok seven çiftimiz, evlendikleri ilk günden itibaren çocuk sahibi olmanın hayalini kuruyorlardı. Endometriozis hastası olan ve tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olabileceğini öğrenen anne adayımız, geçirdiği ameliyat sonrasında umudunu hiç kaybetmedi... Ta ki tedavi gördüğü bir hastanede doktorunun söylediği “Bu işe devam edemeyiz. Malesef çocuk sahibi olamazsınız” cümlesine kadar....
Hıçkırıklar içerisinde hastane bahçesine koşan anne adayımız belkide ilk kez umutsuzluk duygusunu bu kadar yakından hissetti. Eşinin desteği ile tekrar ayağa kalkan anne adayımızın yolu, zorlu bir süreç ve araştırmanın ardından İrenbe ile kesişti. Doktorların yüzde 1 verdiği ihtimal ile tedaviye başlayan anne adayımız, geçirdiği kimyasal gebeliğin ardından zor bir süreç yaşadı.
Her tedavi sonrasında karnında sıvı birikmesi olan anne adayımız için tek çare vardı 'ameliyat'.
9 ay boyunca ameliyat olmamak için direnen, en sonunda kendini İrenbe doktorlarına emanet etti ve başarılı geçen operasyonun ardından, gördüğü tedavi sonrası hamile olduğunu öğrendi. Ama işler yine iyi gitmedi... Gebeliğinin 9. haftasında bebeğinin kalbinin durduğunu öğrenince anne adayımız, artık çok yorulmuştu ve tedaviyi bırakmak istedi. Ancak içinde son bir umut vardı ve ona 'dene, sakın bırakma' diyordu. O da öyle yaptı ve belkide son kez tüp bebek denemesi için gücünü topladı...
Ve sonunda beklenen mucize oldu.
Güzel kızının ilk kalp atışlarını duyduğu an için binlerce kez 'şükür' eden annemiz ve eşi güzel kızlarına İrenbe'de kavuştular. Hikayenin kahramanı annemiz yaşadıklarından çıkardığı dersi şöyle özetliyor; iç seslerini dinlesinler, umutlarını kaybetmesinler ve eşler birbirlerine destek olup kenetlensinler...
Hikayenin tamamını annemizle yapmış olduğumuz röporajı aşağıda okuyabilirsiniz.