Miyomlar minik bir bezelye tanesi, bazen de irice bir patates kadar büyük olabiliyor. Hiç belirti vermeyeni de var, şiddetli ağrı ve kanamaya yol açanı da. Uzmanlar, kansere dönüşme olasılığı çok düşük olsa da miyom varlığında düzenli takibin şart olduğunu söylüyor
Miyom varlığı, kadınlar için çok arada bir rahatsızlık. Hem korkulacak bir şey yok dedirtiyor hem de hafife almamak gerekiyor... Bir yandan kansere dönüşme olasılığı çok düşük, kendi kendine küçülüp yok olabiliyor diğer yandan şiddetli ağrılara, kanamaya veya gebelikte birçok soruna yol açabiliyor. Op. Dr. Funda Göde, "Miyomunuz varsa bu dünyanın sonu değil. Ancak düzenli takip edilmesi şart. Miyom yılda bir kez kontrol edilmeli ve herhangi bir büyüme var mı, kanamaya neden olabilecek bir yerde mi, çocuk olmasına engel mi hekim tarafından değerlendirmelidir" diyor. Özel İrenbe Kadın Hastalıkları ve Doğum dal Merkezi'nden Op. Dr. Funda Göde ile miyomlar hakkında konuştuk.
Miyom nedir?
Miyom; rahim kas tabakasının iyi huylu tümörüdür. Halk arasında "ur" olarak da nitelendirilir.
Çoğunlukla da iyi huylu bir oluşum olan miyomu, kadınlarda oldukça çok sık görüyoruz. Miyom; üreme dönemindeki kadınlarda yüzde 25'ler civarında, yani her 4 kadından 1'inde, 40'lı yaşlardan sonra ise neredeyse her 2 kadından 1'inde görülüyor.
Miyom oluşumunun sebebi nedir?
Östrojen, kadınlar için çok gerekli bir hormon olmakla beraber, östrojen maruziyeti fazla olan kadınlarda daha fazla miyom görüldüğü tespit edilmiş. Mesela hiç doğum yapmamış olmak, erken adet görmeye başlamak ve geç menopoza girmek miyom sebepleri arasında yer alıyor. Miyomlar, siyah ırkta daha fazla görülüyor. Ayrıca genetik bir yatkınlık da söz konusu. Annesinde, teyzesinde, kız kardeşinde miyom olanlar, miyom oluşumu açısından biraz daha riskli grupta yer alıyorlar.
"HAMİLE MİSİN?"
Miyom, varlığını nasıl belli eder, ne gibi şikayetlere yol açar?
Miyomlar küçüklü büyüklü olabilir. Bezelye tanesi kadar küçük de olabilir, irice bir patates büyüklüğünde de olabilir. Çok küçük olanlar hiç bulgu vermeyebilir. Bunlar doktor kontrolünde ultrason ve benzeri görüntüleme ve muayene yöntemleri ile saptanır. En sık görülen şikayet, adet kanamalarının miktar olarak çok fazla olmasıdır. Ara kanamalar da görülebilir. Ayrıca miyom çok büyürse, çevre dokulara baskı yapıp ağrıya yol açabilir. Bu ağrılar hafif seyredebileceği gibi çok şiddetli de olabilir. Veya çevre organlara baskı yapıp, farklı şikayetlere yol açabilir. İdrar torbasına baskı yapıp çok sık idrara çıkmaya, bağırsaklara baskı yapıp gaz, kabızlık gibi şikayetlere neden olabilir. Hatta çok zayıf kadınlarda büyük miyomlar, dışarıdan bile belli olabilir. Hatta çevreden "Hamile misin?" diye sorular gelebilir. "Kadınlar miyomdan ne zaman şüphelensinler?" derseniz, kasık bölgesinde ağrı varsa, anormal rahim kanaması varsa, çevre organlarla ilgili bir sıkıntı varsa bir jinekoloğa başvurulmasında yarar var diyebiliriz.
Tanı nasıl konuluyor?
Miyomlarda ultrason kesin tanı sağlıyor. Bazen ultrasona ek olarak başka tahliller istenebilir. Histereskopi dediğimiz tanı yönteminde, kaviteye kamera ile girilip miyomun sınırları daha iyi değerlendirilebilir. Histereskopide aynı anda miyom çıkarılabiliyor da.
Bunun dışında bazen yumurtalıklardan kaynaklı kitleler de miyomlarla karışabilir, saplı miyomlarla özellikle. Bu gibi durumlarda çok şüpheye düşülürse, MR gibi daha ileri tetkikler istenebilir.
Diyelim miyom tespit edildi... Bundan sonrasında ne yapılıyor?
"Miyomların çoğunluğu belirti vermiyor, 40 yaşından sonra neredeyse 2 kadından 1'inde görülüyor" dedik. Peki bu kadınların hepsini ameliyat mı edeceğiz? Hayır, böyle bir şey yok. Miyom bulgu vermiyorsa, kişiyi rahatsız etmiyorsa, 5 santimin altında ise genelde ameliyatla çıkarmak yerine 6 ay-1 senelik aralıklarla takibi yapılıyor. Bu miyomlara ilk başta 6 aylık aralıklarla bakılır. Eğer büyümüyorsa, senelik rutin jinekolojik kontrolde kontrolleri yapılır.
Ne zaman "kesin ameliyat" gerekiyor?
Miyom çok büyükse, hızlı büyüyorsa, menopoz sonrası büyüme eğiliminde ise, (miyomlar östrojen etkisi ile büyüdüğü için menopoz sonrasında büyümemesi, aksine küçülmesi gerekir) kesin ameliyat öneriliyor. Ayrıca miyom büyükse ve kişide şikayete neden oluyorsa veya aşırı kanama yapıyorsa ve kansızlığa neden oluyorsa da ameliyat önerilir.
Miyomun büyümesi kanser olduğunu mu düşündürür? Miyomlarda kansere dönüşme riski ne orandadır?
Miyom kansere dönüşebilir ama bu çok düşük bir orandadır. Kanser riski binde 1'dir. Kanserden şüphelenmemiz de miyomun çok hızlı büyümesi halinde olur. Diyelim 30 yaşında bir kadın geldi. Bir ay önce miyomu 2 santimdi. Bir ay sonra 8 santim olmuş... Bu kanseri düşündürür veya miyom menopoz döneminde büyüyorsa yine kanser şüphesi gündeme gelir ve kesin tanı için ameliyat gerekir.
İLAÇLA TEDAVİSİ YOK
Miyomla birlikte rahmin de alınması hangi şartlarda oluyor?
Kadın üreme dönemini tamamladıysa ve artık menopoza yakınsa, rahmin çıkarılması öneriliyor. Çünkü sadece miyom çıkarıldığında yüzde 25 oranında nüks söz konusu olabiliyor. Sonuçta rahim üreme için gerekli, cinsel fonksiyonlar için değil. Kadınların kafasında hep "Rahim alınırsa cinsel fonksiyonlarım devam eder mi?" sorusu vardır. Kesinlikle alakası yok, çünkü vajina ile ilgili işlem yapmıyoruz. Hatta kadın 40 yaşındadır, sırf rahim alınır ama yumurtalık bırakılabilir. Tam menopozda ise rahim de yumurtalıklar da alınır. Miyomlar bu şekilde kapalı ya da açık ameliyatla veya vajinal yoldan çıkarılabilir.
Rahmin alınmadığı, sadece miyomun alındığı durumlar hakkında bilgi verir misiniz?
Eğer rahmin alınması düşünülmüyorsa, o zaman "miyomektomi" dediğimiz miyomun alınması önerilir. Miyomun alınması da kapalı ameliyatla olabiliyor. Dışa doğru büyüyen miyomlarla, rahmin orta tabakasından kaynaklanan miyomlarda kapalı ameliyatlar günümüzde güvenle yapılabiliyor. Çok büyük miyomlar bile bu şekilde çıkarılabiliyor. Miyomun yeri çok uygun değilse, kanama riski fazla ise açık ameliyat da tercih edilebilir.
İlaç tedavisi ile miyomlar yok edilemez mi?
Bu soru ile çok sık karşılaşıyoruz. İlaç tedavisi maalesef kesin çözüm sağlamıyor.
Miyomun küçülmesi için östrojeni baskılayıcı ilaçlar veriliyor ama uzun vadede bu ilaçlar kemik erimesine neden olabileceği için östrojenin uzun süre baskılanması düşünülmüyor. Kısa süreli ilaç tedavisi verildiğinde, mesela hasta 8 hafta ilaç kullanıldığında miyom bir miktar küçülüyor fakat ilaç bırakıldığında tekrar eski haline dönüyor. O yüzden ilaç tedavisinin bir anlamı kalmıyor. Ama diyelim ki histereskopi yapılacak ve miyom vajinal yoldan çıkarılacak ama çok büyük. Ameliyatı kolaylaştırmak adına öncesinde ilaç tedavisi verilerek miyomun bir miktar küçülmesi sağlanabilir.
Doğurganlıkla miyom arasında nasıl bir ilişki var?
Doğurganlığın olabilmesi için yumurta ve spermin tüpte birleşebilmesi ve önlerinde hiçbir engel olmaması lazım. Ardından da döllenmiş yumurtanın 5-6 gün içinde rahim kanalına yerleşmesi gerekiyor. Miyomlar birden fazla olabilir ve çeşitli yerlere yerleşebilir dedik. Diyelim miyom tüpün rahimle birleştiği yere yerleşmiş durumda. Bu durumda spermin oradan geçip yumurta ile birleşmesi mümkün olmayacaktır. Miyom, yerleştiği yere göre yumurta ile spermin birleşmesini, spermin geçmesini, döllenmiş yumurtanın rahme yerleşmesini engelleyebilir veya yerleştikten sonra düşmesine neden olabilir... Rutinde kısırlık şikayeti olanlarda yüzde 10 civarında miyomları görebiliyoruz. Bu kişilerin hepsi ameliyat olmuyor. Ultrasonda bakılıp, gerçekten gebeliği engelleyici bir faktör mü bu değerlendiriliyor. Engellemiyorsa ameliyat önerilmiyor.
Diyelim ki hasta miyomun farkında olmadan hamile kaldı. Hamilelikte miyom varlığı bir sıkıntı yaratır mı?
Gebeliklerin yaklaşık yüzde 5 kadarında miyom görebiliyoruz. Fakat bunların hepsi büyümüyor.
Üçte bir kadarı büyüyor ve ilk üç ayda bu büyüme gerçekleşiyor. Miyom büyürse ağrı yapabilir. Bu durumda yatak istirahati verilir ve ağrı kesicilerle şikayetler ortadan kaldırılmaya çalışılır. Bunun dışında miyom düşük riski oluşturabilir. Tekrarlayan düşüklerde rahim kanalı muhakkak bu açıdan değerlendirilmelidir. Ayrıca miyom, yerleşim yerine bağlı olarak erken doğum riskini artırabilir veya bebeğin geliş pozisyonunu etkileyebilir. Bu nedenle miyomu olan gebelerin çok dikkatli takip edilmesi gerekir.
Kaynak: Yeni Asır / 18.Ağustos.2013