blog image
Yıllar süren hasret

1998 yılında evlenen çiftimiz, özlemle bekledikleri minik oğulları  için tam 16 yıl bekledi. Hayal kırıklıkları yaşasalar da inançlarını hiçbir zaman kaybetmediler

Çift evliliklerinin ilk iki yılında çok isteseler de çocuk sahibi olamaz. Eşine ender rastlanır şekilde kalbi sağ tarafında olan baba adayımız tek başına doktora gitmeye karar verir. İşte o an büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Çünkü asla baba olamayacaktır. Oysaki bu durum o güne kadar hiç sorun olmamıştır. Adeta dünyaları kararan çifti, İRENBE ile hayat bulur. Yakınlarının tavsiyesi üzerine tüp bebek tedavisine başlayan çift uzun ve yorucu süren tedavilerin ardından 3. denemelerinde hasretle bekledikleri oğullarına kavuşurlar. Gelin bundan sonrası ailemizden dinleyelim.

Hikayenin tamamını ailemiz yapmış olduğumuz röporajı aşağıda okuyabilirsiniz.

 

 

Devamını Oku

İRENBE'yle tanışmanız nasıl oldu?

İRENBE'de çalışan bir yakın akrabamız vardı. Yıllardır adını ve olumlu çalışmalarını ondan duyuyorduk. Bundan 16 yıl önce tüp bebek yaygın olmadığından, istenen rakamlar bize çok yüksek gelmişti ancak doktorlar o kadar samimi ve motive ediciydi ki; tüp bebek tedavisi görmeye ikna olduk.

Peki daha önce tüp bebek hakkında bilginiz var mıydı?

Hayır yoktu. Daha doğrusu ben tüp bebeği başkasının spermlerinden alınarak yapıldığını sanıyordum. Böyle bir işlemi de yaptırmayı düşünmezdim. Ancak doktorlarımız, aşamaları bize bütün açıklığıyla anlattılar. Böylece ikna olduk.

Normal yollardan hamile kalamayacağınızı öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Ben eşimden daha ümitliydim. Ona hep destek olmaya çalıştım. Bana ayrılmayı bile teklif etti. Böyle bir şeyi asla kabul etmeyeceğimi söyledim.

Bu zorlu süreçte neler yaşadınız?

İRENBE’ye giderken daha önceden yapılan testlerimizi de götürdük. Doktor testleri inceledikten sonra beni de muayene etti. Kanal filmi çekildi ve tüplerimin tıkalı olduğunu sadece eşimin değil, benim de normal yollardan çocuğumun olamayacağını söyledi. Bu sorumluluğu eşimle beraber paylaştığım için içimde garip bir rahatlama olmuştu. Daha sonra eşime TESA (testislerden sperm alınması) yapıldı. TESA’dan sonra ilk tedaviye başladık. Bir arkadaşım da aynı zamanda tüp bebek tedavisi görmüştü. İkimizin de sonucu aynı gün belli oldu. Onunki olumluyken benimkinin olumsuz olduğunu öğrendik. Yaşadığımız üzüntüyü tarif etmek gerekirse; Sanki evden cenaze çıkmıştı.

Kendimizi biraz toparladıktan sonra bir daha denemeye karar verdik. Ancak daha uygulama yapılmadan, verilen ilaçlara aşırı tepki gösterdiğim için yumurtalar erken çatladı ve bu yüzden tedavi iptal edildi. 2. denememizden de olumlu sonuç alamadık. Ama laboratuvar sistemlerinde yenilikler yapıldığı için, bu spermleri dondurma imkânımız vardı. 2. denememizde hem işlem yapılmış, hem de spermler dondurulmuştu.

Dondurulan spermleriniz ne zaman kullanıldı?

Son denememizin ardından 6 yıl geçmişti. Kendimizi hep 2014 yılına hazırlamıştık. Çok yorulmuştum. Maddi olarak gücümüz de kalmamıştı. Ama bir yandan da her şeyi çocuğa göre ayarlıyorduk. “Evimizi bitirelim, burası bebeğimizin odası olsun” diyor ve hayallerimizi hep erteliyorduk.

En sonunda yakınımız beni tekrar merkeze gitmeye ikna etti. Doktorların pozitif enerjisi sayesinde içime bir ümit doğdu. Doktorumuz bir süre sonra telefon açıp, dondurulmuş spermlere bakacağını söyledi. Ancak ben biraz daha bekleme taraftarıydım. Doktor bey, 5 yıldan sonra spermlerin kalitesinin düştüğünü bildiği için dondurulmuşları çözmüş. Hepsinin de çok iyi durumda olduğunu söyleyince, hemen başlamaya karar verdik. Sonuç rabbime şükürler olsun ki olumlu oldu ve dünyanın en güzel şeyi; “Oğlumuz” a kavuştuk.

Peki, siz olumlu telefonu aldığınızda nasıl tepki verdiniz?

Ben işyerindeydim. Hastaneden telefon geldiğinde hemen sakin bir yere gittim ve karşı taraf “Baba” diye seslenince yerimde duramadım. Çığlıklar attım. Çok bekledik, çok emek verdik ama her şeye değdi.

Siz?

Ben zaten İRENBE’deydim. O gün kendimi iyi hissetmediğim için, doktorumuz beni acile yatırdı. Kolumda serumlarla, her odaya giren çıkanın gözünün içine bakıyordum. “Ne oldu, var mı bir haber, yoksa sonuç olumsuz mu?” diye sürekli sorular soruyordum. Herkesin haberi varmış ama bana söylemediler. Doktorumuz yanıma gelip “Gözün aydın” diye müjdeyi verince inanamadım. Sadece “yalan” diyebildim. Sevincimiz kahkahalara karıştı.

İlk kalp atışı ve tepkileriniz?

Kalp atışını duymaya ailelerimiz ile beraber gittik. Eşim kendini o kadar kaptırmıştı ki, bitmesine rağmen, olduğu yerde donup kalmıştı. O andaki mutluluğumuz tarif edilemez.

Gebeliğiniz nasıl geçti?

Hamileliğim boyunca hep korku yaşadım. Doğuncaya kadar düşürme korkusu vardı. Ellerim sürekli karnımdaydı. Bütün testlerim düzenli olarak yapıldı. 4’lü taramada biraz korktum. Oran %85 çıkınca doktorumuz, kuşku duymayayım diye başka yerlerde de test yaptırmamı istedi. Sonuç "down sendromlu" olsa bile doğuracaktım. “Allah bana böyle uygun gördüyse kabulümdür” dedim. Özel sektörde çalıştığım için 12. haftadan itibaren işe başladım. Bu süreçte onlar da bana çok destek oldu. Hamileliğimde 20 kilo almama rağmen kolay ve keyifli bir dönem geçirdim.                                                                                                                                           

Başka çocuk düşünüyor musunuz?

Tabii ki. Maddi imkânımız olursa Mahir’imize kardeş istiyoruz. Ama önce memeye iyice doysun, kıyamam çünkü ona… En değerlim, en kıymetlim, yıllar süren hasretim…

Tüp bebek yapmak isteyen çiftlere önerileriniz var mı?

Öncelikle sabırlı ve güçlü olmalarını tavsiye ediyorum. Daha sonra da güvenilir bir merkeze gitmelerini öneririm.

Bu konuda biz çok şanslıydık. İRENBE’deki herkes güler yüzlü, sıcakkanlı ve çok samimi davrandı. Doktorlardan aldığımız pozitif enerji, bize tekrar hayata bağladı.

Bütün ekibe bize bu mutluluğu yaşattıkları için çok teşekkür ediyoruz.

 

       

 

 

 

  • Gönderiyi Paylaş