blog image
Umudun Olduğu Yerde Çiçekler Açar

Maşallah diyerek başladığımız çekimleri büyük bir keyifle tamamladık.

Güzeller güzeli ‘kar tanesi’  Belis Ece’ye kavuşmak için Anne ve babası zorlu bir mücadeleden geçti.  Kar tanesi diyoruz çünkü oda bir kardan bebek…

Dondurulmuş embriyo transferi ile -196’dan hayata merhaba diyen Belis Ece’ye kavuşmak için  Annemiz sevgili Belgin hanım, tam 4 yıl umutla, azimle ve güzel hayallerle hiç vazgeçmeden bekledi. Bizlere evlat sahibi olabilmek için yaşadıkları süreçle ilgili yüreğini açan ve tüp bebek tedavisi gören tüm kadınlar için Belgin hanımın Umut veren  hikayesini sizlerle baş başa bırakıyoruz…

Hikayenin tamamını annemizle yapmış olduğumuz röporajı aşağıda okuyabilirsiniz.

Devamını Oku

Normal yollarla anne olamayacağınızı öğrendiğinizde neler hissettiniz ?

Aslında böyle bir ihtimale hazırlıklıydık sanıyorum. Eşimin henüz nişanlanmadan önce geçirdiği varikosel ameliyatı sonucun güzel olmasına rağmen ikimizin de aklını kurcalıyordu. Evlendikten bir kaç ay sonra rutin bir kontrole gidelim durumumuz neymiş öğrenelim dedik, sıkıntımız yoksa belki bir yıl kadar bekleriz çocuk için diye düşünüyorduk. İlk kontroller normal çıktı, en az bir yıl bekleyin dedi doktor, biz de çocuk fikrini akışına bıraktık ama 3-4 ay geçince bu tedirginliğimiz arttı. Doktora gittik, yumurta takibi yapıldı ama sonuç alamadık. Sonrasında rahim filmi çekildi ve bir tüpün tamamen birinin de kısmen kapalı olduğunu söylediler. Doktorlar rahim filmine göre kesinlikle normal gebelik elde edemeyeceğimizi düşünürken, tek tüpte çok fazla sıkıntı olmadığı ve hala bir umudumuz olduğu kanısındaydı. Biz bu umuda sımsıkı tutunmak istedik tabi ki, tüp bebek doktoruna gidip görüşelim dedik, ama doktorumuz henüz tüp bebek konuşmak için erken olduğunu düşünüyordu, önce bir aşılama deneyelim dedi bizde kabul ettik. Nedendir bilmiyorum tedavi süreci açısından arada çok bir fark olmamasına rağmen aşılama tüp bebek kadar korkutmuyordu beni, tüp bebek elimdeki son umutmuş gibi geliyordu, deneyip onu da kaybetmekten korkuyordum galiba. Neysel ilk iğnelerimizle tanıştık, insanın kendi kendine iğne yapma fikri zor geliyor başta, sonra her şey bebeğimiz için deyip bu durumu da kanıksıyorsun. İğneler kontroller bitti, işlem tamamlandı işin en zor kısmı bundan sonrasıymış. O iki hafta iki yıl gibi geldi, resmen günler geçmek bilmiyordu, test günü geldi ama maalesef sonucumuz negatifti, çok üzüldük. Ortada bir sorun vardı artık bunu daha net görebiliyorduk, doktorumuz yeni bir tedaviye başlamadan önce laparoskopi ameliyatı önerdi ve bizde kabul ettik, birkaç ay sonra ameliyat yapıldı, iki tüpümde tamamen kapalıydı ve normal yollarla anne olamayacağımı tam olarak o noktada idrak edebildim. Artık elimde tek bir umut kalmıştı; tüp bebek o gece hastane de kaldım, kadın doğum servisinde çok ağladım, servise gelen her yeni doğanla tekrar tekrar ağladım, çok zor bir geceydi. Genç bir kadın olarak anne olamayacağını öğrenmek gerçekten çok zor, yarım hissediyorsunuz kendinizi, eksik hissediyorsunuz, herkese bahşedilen gayet olağan bir şeyden mahrum kalmış hissediyorsunuz,üzülüyorsunuz, kızıyorsunuz, kafamın içinde onlarca düşünce "ne olacak, nasıl olacak, hangi doktor, hangi tedavi , ya olmazsa" her şeyi göze alıyor insan o noktada ne gerekirse yaparız, başka doktor, başka operasyon, tüp bebek denemesi ne  gerekiyorsa yapabiliriz hiç biri gözünü korkutmuyor insanın ama ya olmazsa kısmı işte en zor olanı o .O kısımda boğazı düğümleniyor insanın, işte o nokta "kün fe yekün"..rabbim ol der ve olur..

 

Tüp Bebek sürecinizde neler yaşadınız ?

Sonrasında hemen tüp bebek denemeye karar verdik doktorumuzla ilk deneme hazırlıklarına ameliyattan iki ay sonra başladık.

Dediğim gibi tüp bebek elimizdeki son koz son umut gibi. O yüzden epeyce tedirginim, kaygılıyım, telaşlıyım. Yine iğneler, kan tahlilleri, kontroller, sonrasında yumurta toplama işlemi, işin bu kısmı yeni, aşılamadan farklı. Üç  yumurta toplandı yaşıma göre sayı oldukça az, iki tanesi döllendi, ikinci gün transfer  yapıldı. Sonra tekrar bekleme süreci, geçmek bilmeyen iki hafta daha, maalesef sonuç negatif. Bu sonucun negatif olması aşılama sonucundan daha çok üzdü, daha çok korkuttu tüp bebek de denemiştik işte olmamıştı, demek ki olmayacaktı. Ama işin aslı öyle değilmiş, bu süreçte yani infertilite tedavisinde merkez ve doktor çok çok önemli.

Her doktor her hastaya iyi gelemeyebiliyor, yada her merkez de her infertilite sorunu çözemeyebiliyor. Bu fikirle birlikte yeni bir süreç daha başlamış oldu. Yaşıma göre yumurta sayısı az çıkınca bu konuyu internette araştırmaya başladım. Nedir? Ne değildir? Nasıl bir yol izlenmeli ? Yumurta rezervimde sorun vardı muhtemelen. Sonrasında malum forum sitelerinde benimle aynı sorunları yasayan kişilerin yaşadıklarını okumaya başladım. Gittikleri merkezleri, doktorları inceledim, danıştım, fikir edindim, forum sitesi deyip geçmeyin harika insanlarla tanıştım, çok çok kıymetli arkadaşlar edindim. Bir kısmıyla yüz yüze tanışma fırsatım bile oldu evimde ağırlamaktan çok mutlu olduğum yüz yüze ilk defa görüştüğüm en yakınlarım. Hala hemen hemen her gün görüştüğüm çok sıkı dostlarım var, dünya tatlısı yeğenlerim var  velhasıl bu forumlarda gezinirken rastladım Kaan hocamın ismine, birçok hastası vardı ve genel olarak da çok memnundular. Eşimle de konuşup randevu aldım ve bir yola çıkmak ilk adımla başlıyor. Atacağınız o ilk adımda kararlılık ve enerji kadar eşinizin desteği de çok önemli, birlikte karar almak, yan yana durmak. Annelikle sınanan birçok kadın kendinde yeterli gücü bulamıyor, hayatin iyisi ve kötüsünü aşmaya yemin ettiğimiz eşlerimiz, bu noktada bizim en büyük dayanağımız. Sonrasında, anne ve baba olma hayalini sizinle en yakından paylaşacak hekiminiz çok önemli.  Kendinizi, umudunuzu, sağlığınızı emanet edeceğiniz yegâne dostunuz ; hekiminiz ve ben bu konuda henüz görüşmeden Kaan hocama çok inanmıştım. Kadının bu süreçte yorgun düşen ruh ve beden ikileminde, yapılan işlemlere güveniyor, merkeze sığınıyor ve güven duyuyor olması da çok çok önemli. Düşünsenize; o ilk pozitif haberinde göz göze baktığınız kişiler hekiminiz ve hemşireleriniz.

Veya negatif aldığınızda size yeni umutlar yeşertecek kişiler yine onlar.. o dost eller..dost yürekler..

Görüşme günü geldiğinde hislerimin beni yanıltmadığını görmüş oldum. Daha İrenbe' nin kapısından girer girmez ilgiyle karşılandık her yüzde bir gülümseme, bir hoş geldiniz, sıcacık bir karşılama, bu arada lafı geçmişken sonraki iki buçuk yl boyunca her seferinde beni ismimle karşılayan danışmadaki güzel arkadaşlara da çok teşekkür ederim. Kaan hocamla görüşmek için üst kata çıktık, bizimle uzun uzun konuştu biz anlattık o dinledi, o anlattı biz dinledik, yolumuz çok kısa değildi ama Kaan hocam çok umutluydu."Allahın izniyle seni bu kapıdan kucağında bebeğinle uğurlayacağız" cümlesi hala kulaklarımda, hemen hadi başlayalım al bu iğneleri vur demedi, oldukça ayrıntılı testler istedi. Hem benden hem eşimden testleri yaptırıp gittiğimizde vitamin desteğine başladık iki ay kullanın deyip gönderdi bizi. Bu arada daha ilk görüşmede hem Kaan hocam hem de emine hemşirem numaralarını verdi; belki ufak ayrıntılar ama işte bunlar hep kadının kendini daha iyi hissetmesini sağlayan ayrıntılar. İki ayın sonunda iğnelere başladık yumurta gelişimi beklediğimiz gibi olmadı, ilk denemede 3 yumurta toplandı, üzüldük ama Kaan hocam bir hafta sonra tekrar yumurta toplayacağız dedi bir kaç tane daha iğne verdi. Bu da bizim için yeni bir uygulamaydı ama Kaan hocama güvenimiz tamdı sorgulamadık ne söylediyse harfiyen uyguladık. İşlem sonrası  laboratuardan aradılar. Sadece 1 tane yumurtamız döllenmişti, üçte bir; hiç de iyi değil diye geçirdim içimden, sonra olsun dedik eşimle 1 olsun, can olsun, bizim olsun bunda da vardır bir hayır. İki gün sonra okul da nöbet tutarken yine telefon geldi, yüreğim ağzımda bekledim "2 tane embriyonuzu dondurduk" dedi telefonun ucundaki güzel sesli bayan eyvahlar olsun 1 tane embriyomuz vardı o da karıştı dedim."ama bizim sadece 1 taneydi bir karışıklık oldu sanırım" dedim. "Hayır hayır aslında 2 taneydiler ama birinden çok emin olamadık biraz yavaş ilerledi o yüzden size söylemedik, sonrasında donduramazsak üzülmeyin diye" dedi nasıl sevindim anlatamam. Üzülmeyelim diye söylememişler nezaketin hassasiyetin güzelliğine bakar mısınız nöbette yanımda duran ve ben telefonla konuşurken yüzümden ne olduğunu endişeyle anlamaya çalışan arkadaşıma sarılıp ağladım, ağladık sevinçten sonra eşimi aradım "2 taneymiş" dedim "2 tane" "neymiş iki tane hayatım, ne oldu" dedi. Bizim kuzular dedim 1 değil 2 taneymiş dondurmuşlar bugün biri pek iyi değilmiş ama toparlanmış onu da dondurmuşlar ters bir şey olursa üzülmeyelim diye söylememişler dedim" hayırlı olsun dedi eşim, çok sevindi tabi o da. Bir kaç hücreli de olsa onlar bizim minik kuzularımızdı, can bulup evlat olacak umutlarımızdı, sonra eşim telefonu kapatmadan hemen önce "bak semih demişti dersin hayatim bu sürpriz yumurta var ya o transferi edildiğinde gelecek bizim yavrumuz" dedi. Sonra ki hafta sonu tekrar işlem oldu iki yumurta daha toplandı ve  döllendi, hem de 1. kalite, ilk elde ettiklerimizden biri birinci biri ikinci kaliteydi elimizde 4 embriyoyla başladık Şubat tatilini beklemeye bu arada da dinlenir kafanı dağıtırsın dedi Kaan hocam. Şubat tatilinde transfer yapıldı genellikle yatılan, onu da ye bunu da ye, ona dikkat et buna dikkat et ile geçen zorlu bir 10 günün ardından test günü geldi ve kan verdim İrenbe' de.  Sonuç için geldiğimizde Kaan hoca sizinle görüşecek dediler içeri girdik oturduk değerimiz 11 çıkmış. Evet bir hamilelik söz konusu ama değer çok düşük kimyasal olma ihtimali çok yüksek dedi ama kimyasal gebelik de iyi bir adım, vücut hamile kalmayı öğrendi bundan sonra şansımız daha yüksek dedi üzüldük ama yıkılmadık. Bir ay sonra kontrole geldik, şimdi git ne zaman kendini hazır hissedersen gel kalan 2 embriyomuzun transferine hazırlanalım dedi."tekrar işlem yapsak, ikisi de 1. kaliteydi olmadı geri kalanlardan sadece biri 1.kalite diğeri 2.kalite dedim  kızdı, "embriyo küçümsemek yok" dedi önce bunlarla deneyeceğiz, peki dedik. Mart ayıydı ve ben 8 ay erteledim tekrar tedavi sürecine girecek cesareti bulamadım hemen sonra kasım ayında tekrar başladık. Ama başlarken de eşimle bir karar aldık, çok rahat olacağız, bebişleri alıp geleceğiz ilk iki gün dikkat edip sonrasında normal hayatımıza döneceğiz. 9 aralık 2015 yağmurlu bir İzmir gününde Belis Ece'mizi aldık. Transfer sonrası odaya geldiğimde eşim gelip sarıldı ve "hayırlı olsun hayatım dedi, bak o sonradan atak yapıp yetişen minnak var ya o tutunacak ve bir kızımız olacak" dedi.."inşallah" dedim "inşallah" çünkü Kaan hocamın da dediği gibi transfer den sonrası tamamen takdiri ilahi...

Sonucun pozitif olduğunu öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Öncekilere göre daha rahat bir on gündü, sürekli yatmadım, hasta gibi ağır ağır hareket etmedim, sadece ilk iki gün dinlendim sonrasında da kendimi yormadan geçirdim günlerimi yinede son gün zor geçti, o akşam yemekte bence tahlil yaptırmayalım, böyle gayet iyi karnım büyümeye baslarsa anlarız ki hamileyim" dedim tabii bu fikrimi kimse desteklemedi geldik kan verdik, çıktık gezdik eşimle verilen saatten 10 dakika kadar da geç geldik kapıdan girdik danışmada ki arkadaş hemen yukarda sizi bekliyorlar dedi. Ayy dedim yine olmadı herhalde o merdivenler bitmek bilmedi, hem koşa koşa çıkmak istiyordum hem ayaklarım geri geri gidiyordu. Merdivenden çıktık 3 güzel hemşiremiz Kaan hocamın odasını kapısında oturuyordu."Ooo hoş geldiniz" dediler sözlü ye kalkmış çocuk gibi hissettim kendimi. "sonucumuz çıkmış, Kaan hocam müsait mi dedim" "yok dediler şu an değil" tam döndüm bekleme bölümüne geçeceğim "babaya söyleyelim bence baba daha dirayetli duruyor, anne şimdi bayılacak yoksa" dedi içlerinden biri "nasıl" deyip önce onlara sonra dönüp eşime baktım o da aynı şokla bana bakıyordu."tebrik ederiz, değeriniz 90 çıkmış hamilesiniz." dediler. Ben mi diye sordum o derece saçmaladım mı tam anımsamıyorum, yanımda duran eşime sarılıp uzun uzun ağladım, hem de içimi çeke çeke ben ağladım, eşim ağladı, o ağladı ben ağladım hiç ummadığınız hem de çok umutla beklediğiniz bir şey olunca nasıl hissedersiniz ki? öyle bir şey, çok değişik bir his böyle kanatlanıp uçuverecekmiş gibi, pır pır. İnfertilite tedavisi çok zorlu bir süreç bir ileri, her olumsuzla iki geri insan hayatında hiç bir şeyi yerine oturtamıyor, gün geçiriyor gibi hep eksik gibi beklenilen ve gelmeyen bir gün için sürekli sürekli mücadele içinde gibi işte o An "bitti mi" diyorsunuz içinizden, gerçekten iğneler ilaçlar kontroller operasyonlar bilinmezlikler ikilemler maddi manevi bütün külfetler hepsi bitti mi gerçekten, kavuştum mu sonunda ben bunları düşünürken semih kalkıp su içti, bana da verdi bir bardak tekrar yanıma oturup sarıldı, çok şükür kaderimizde bu günleri de görmek varmış dedi tekrar ağladık. Genel olarak pozitif sonucu öğrendiğimiz gün ağlayarak geçti zaten. Kaan hocanın yanında ağladık çıktık ailelerimizi aradık ağladık. Tüp bebek arkadaşlarıma haber verdim, onlarla ağladık. etrafımızda bizimle birlikte bekleyen bir çok arkadaşımız vardı onlara haber verdik yine ağladık  ağlıyor insan geçirdiği onca zamandan sonra ağlıyor. Böyle anlatırken dile kolay, biz 4 yıl uğraştık, daha uzun sürenler var, aşılama dahil 4 tedavi gördük daha fazlasını yaşayanlar var, çok zorlu bir süreç insanın inanç duygusu hem olgunlaştıran hem körelten bir süreç ama işin özünde yine de inanmak var,inanmak ve çok dua etmek.

Çocuğunuzu kucağına aldığınızda neler hissetiniz?

Zorlu bir hamilelik geçirdim, 3. ayı henüz doldurmuştuk ki kanama sebebiyle hastanede yattık bu süreçte de Kaan hocam hep yanımızdaydı. Başka bir şehirde olmamıza rağmen kalacağım hastaneyi ve hatta odaya kadar kendisi ayarladı, her mesajıma cevap verdi, açamadığı zamanlarda bile aramalarıma geri döndü, sonrasındaki ilk kontrolde beni rahatlatmak için uzun uzun konuştu, sebebini anlattı ne kadar süreceğini nasıl bir yol izleyeceğimizi, söylediği gibi de oldu, atlattık.Sonrasında ufak çapta bir şeker sorunu yaşadık, diyetle çözdük, ama son dönemeçte tansiyon bizi ciddi zorladı, ilaçla bile 14- 9 un altına düşmeyen arada 16 -10 ları bulan bir tansiyonla son 1 ay tetikte bekledik. Bebeğimiz bu süreçte kilo almadı gelişimi yavaşladı yine Kaan hocam yanımızdaydı, son 1 hafta kontrollerimizi refik bey ve Kaan hocam aynı anda yaptılar. Doğumu yaşadığımız il de yapmaya karar verdik, aslında Kaan hocam yaptırsın istiyorduk ama yaşadığımız ilde olması daha avantajlı olacaktı bu konuda da bizi yine Kaan hocam cesaretlendirdi zaten "minik ama gayet sağlıklı bir bebek, bir şekilde oradan çıkacak, rahat olun, beni durumdan haberdar edin ve foto göndermeyi unutmayın " dedi. 18 ağustos 2017 perşembe ye doğum için gün verdiler hastaneden. 4.5 yıl boyunca beklediğimiz gün gelmişti sonunda hop oturup hop kalktığımız 8 ay da bitmişti, sonunda mucizemize kavuşacaktık. Son gece hiç uyumadım, sabah 6 altıda kalkıp hazırlandık, hastaneye geldik odaya yerleştik, son nst ye girdik buraya kadar iyi idare etmiştik. Sonra zaman geldi, hazırlandım eşim ameliyathaneye girdiğim ana kadar hep yanımdaydı elimi tuttu sonra içeri girdim. Epidural anesteziyle olacaktı doğum çok garip bir şeydi çok çok yarım saat sonra kavuşacaktık, düşündükçe, elim ayağım titremeye başladı, ne ameliyat ne de anestezi hiç biri korkutmuyordu, tek korkum vardı; ya rüyaysa yine. Tüp bebek sürecini yaşayan kadınların hepsi en az bir kez görmüştür rüyasında bebeğine kavuştuğunu, belki diğer annelerde görmüştür bilmiyorum ama böylesine umutla bekleyip mücadele ederken görülen o rüya böyle taaa yüreğinize işler, uyanınca hissetliğiniz o duyguya oturur ağlarsınız kadarda çok isterseniz o kadar çok hissedersiniz çünkü eksikliğini. Epidural anestezi uygulandı doktor geldi operasyon başladı, gözümü sımsıkı kapattığını hatırlıyorum, sürekli dua ediyordum, sağlıkla kavuşalım diye birde ne olur rüya olmasın diye sonra bir ses duydum, soluğum kesildi canımın parçasının ilk nefesi, ilk sesi...böyle bir şey yok,böyle bir duygu yok..O an o saniye tepeden tırnağa her hücreniz değişiyor sanki, başka bir ruh başka bir şey oluyorsunuz hissediyorsunuz da bunu..bebeğinizle birlikte yeniden doğuyorsunuz, bu sefer bir anne olarak gözümü açtım, doktorum kelebeğimi kaldırıp gösterdi.

"Aman allahım minnacık" dedim minnacıktı...çok güzeldi. çok güzel pespembe dudakları olan , pamuk gibi bir kız. Hayatımda gördüğüm en en güzel şeydi.. Saatlerce bıkmadan bakabilirdim sonra aldılar götürdüler sesini takip ediyordum ne kadarlık bir mesafede olduğunu anlamaya çalışıyordum bir yandan da sürekli soruyordum benim kızım değil mi o sesi gelen benim kızım...tekrar tekrar soruyordum, tasdik edildikçe rahatlıyordum.Evet benim kızımdı, benim can parçamdı mucizemdi..

Hazırlayıp yanıma getirdiler,sesinden de güzeldi kokusu içime çeke çeke kokladım, defalarca hoş geldin dedim kuzuma "hoş geldin annecim" dedim,"ben senin annenim"..O gece ve sonraki üç gece toplamda sadece üç saat uyuyabildim. Belis Ece ye bakmaktan uyuyamıyordum, izliyordum, seviyorum, uyusa da kucağından bırakamıyordum bakıp bakıp şükrettim, bakıp bakıp dualar ettim bekleyen isteyen herkes için, en çok da arkadaşlarım için tüp bebek süreciyle anne baba olan insanlar en çok şükretmeyi öğreniyorlardır eminim...Rabbimin en büyük mucizesine kavuşunca şükür dilinden düşmüyor insanın, şükrederken de hep dua ediyorsun,rabbim her nerede varsa dileyen bekleyen hayırlısıyla sağlıkla kavuşsun diye şimdi dualarla gelen mucizemizi her gün şükrederek büyütüyoruz, çok şükür, bin şükür...

Çocuğunuz için dilekleriniz hayalleriniz nelerdir?

Çok fazla şey diliyorum onun için, o kadar çok ki..her şeyden önce sağlıklı bir hayat diliyorum.her şeyin başı sağlık ne de olsa, sonra mutluluk; şu an bile şuncacık haliyle bir kuş bir kedi gördüğünde hissettiği o kocaman mutluluk var ya işte onu kaybetmesin istiyorum;hayattan öyle kocaman kocaman şeyler beklemesin mutlu olmak için..mutlu olmak için bir sürü sebep bulabilsin istiyorum kendine..çok çok gülümsesin, şen kahkahaları olsun istiyorum başarılı olsun istiyorum, azimli olsun, çalışkan olsun, hayatında sanata dair en az bir şey olsun istiyorum, profesyonel olması şart değil, ressam olmayabilir ama resim çizsin mesela ,virtüöz olmasa da keman çalsın çok ünlü bir oyuncu olmasa da şehir tiyatrolarına katılsın, yazsın, çizsin, çokça okusun; ruhu da güzel olsun istiyorum çünkü vicdanlı olsun, paylaşmayı bilsin ve en önemlisi sevmeyi bilsin,çok sevsin, korkmasın sevmekten güçlü olsun; kendine yetebilsin kadar değerli olduğunun farkında olsun, kimsenin bunu ona hissettirmesine ihtiyacı olmasın. Tabii en önemlisi de bir ömür bir arada olabilmeyi diliyorum rabbim kelebeğimizi bana ve babasına, bizleri de ona bağışlasın her mutluluğu birlikte yasamak, her zorluğu birlikte göğüslemek nasip olsun hayaller kurabileceğimiz ve bu hayalleri gerçekleştirebileceğimiz zamanlarımız olsun inşallah hep bir arada.

İrenbe sizin için ne ifade ediyor ?

İrenbe bizim için çok fazla şey ifade ediyor, bizim aile olmamıza, kardan bebeğimize, kar tanemize kavuşmamıza vesile oldu çünkü..Garip bir hikayesi var kar tanesinin bizde..hani her çiftin bir şarkısı olur ya yada anısı olan bir şarkı. Bizim şarkımız Göksel Baktagir'in "kar tanem" adlı enstrümantal eseri.Evliliğimizin 3. Yılında doğum günümde eşimin hediye ettiği kolye de bir kalp ve kalbin uç kısmında bir büyük bir küçük kar tanesi var hediyesini açtığımda "bak bu kalp benim kalbim bu büyük kar tanem sensin, umarım bu yaşın da bu minik kar tanesi de hayatımıza dahil olur" dedi. Bir kaç ay sonra İrenbe ye Kaan hocamla ön görüşmeye geldik işte bilen bilir bilmeyenlere de biz söylemiş olalım Kaan hocam dondurulmuş embriyo transferi sonrası dünyaya gelen minik mucizelere "kardan bebek" der biz de kardan bebeğimize, kar tanemize doğru yola çıktık, azmettik, çok yol kat ettik, inandık, güvendik, çok dua ettik ve önce rabbimin izniyle sonra da başta Kaan hocam olmak üzere tüm İrenbe ailesinin desteğiyle Kar tanemize kavuştuk...şükürler olsun..hepinize sonsuz teşekkürler, ilgi,alakanız ve desteğiniz için..

Anne adaylarına önerileriniz var mı?

Çok zorlu bir süreç, madden manen yıpratıcı çok defa vazgeçmeyi pes etmeyi düşündüm bende,  gücümün tükendiği, sabrımın kalmadığı zamanlar oldu böyle vakitler de zaman verdim kendime, dinlendim, bolca kitap okudum, yapmayı sevdiğim şeylere vakit ayırdım, tedaviyi hayatımdan da beynimden de mümkün olabildiğince çıkardım. Siz de lütfen vazgeçmeyin, her olumsuzlukta karsınıza kocaman bir umutsuzluk çıkacaktır, pes etmeyin, bir es verin; hayata karışın,nefes alın çok zor bir şeydir bilirim, duymuşsunuzdur, bende çok duydum "rahat olun" her duyduğumda sinir olurdum, nasıl rahat olabilir ki insan bu süreçte söylemesi kolay tabi derdim. Ama rahat olun birde inanın, inancınızı alsa kaybetmeyin istediğiniz şeyle aranızda duran şey sadece denemeye hazır olmak ve mümkün olduğuna inanmaktır. Mümkün olduğuna inanın, mucizelere inanın, mucizelerin sizi bulabileceğine inanın. İnfertlite tedavisi konusunda insanların ne düşündüğünü umursamayın, o ne der bu ne der diye içinde bulunduğunuz durumu saklamaya çalışmayın, bu da bir rahatsızlık ve her hastanın yaptığı gibi sizde tedavi görüyorsunuz bu gayet olağan bir şey duygusal yoğunluğu oldukça fazla olan bu süreçte bir de bunlarla yormayın kendinizi bunların yani sıra merkez ve doktor seçimi de çok önemli tabii.  Onun dediği bunun dediği değil sizin gidip tanıştığınız ve içinize sinen bir doktor olması çok mühim; bu süreçte doktor hasta ilişkisi kilit noktalardan biri bence elbette fikir alin araştırın infertilite sebebinize uygun doktoru bulmaya çalışın ama ondan da önemlisi sizi dinleyebilen, size destek olabilen yanında rahat olabildiğiniz bir doktorunuz olması. Dilerim aradığınız hekimi bulabilir ve tedavi sürecini rahat bir şekilde atabilirsiniz. Dilerim mucizenize kavuşmanıza vesile olacak, şifa bulabileceğiniz ellerle karışlaşırsınız. Yolunuz açık, umudunuz bol olsun...unutmayın "umudun olduğu yerde mucizeler çiçek acar"

 

 

  • Gönderiyi Paylaş