Mila’nın Hikayesi

Aslı hanımın hikâyesi de sabrı, azmi ve enerjisi ile ki tüm anne adayları için moral ve örnek olacak türden…

Merkezimizde ilk 2 Tüp Bebek tedavisi gebelikle sonuçlanmasına rağmen, bebek kayıpları yaşayan annemiz Aslı hanım 3. denemede Dondurulmuş embriyo transferi ile kızı Mila’ya kavuştu.

“Ben tedavimiz boyunca bu dergide çok umut hikayesi okudum. Başkalarının başarı hikâyesi bana hep sabretme gücü verdi. İnşallah bizimde hikâyemiz birilerine umut olur”  diyen annemizden zorlu ama sonu mutluluk gözyaşları ile biten hikâyesini dinledik…

 

Hikayenin tamamını annemizle yapmış olduğumuz röporajı yukarıda izleyebilirsiniz.

Hikayenin tamamını annemizle yapmış olduğumuz röporajı aşağıda okuyabilirsiniz.

Devamını Oku

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Kendinizden biraz bahseder misiniz?

Gıda mühendisiyim ve 34 yaşındayım, eşim bir otomotiv firmasında üretim planlama yöneticisi. 5 aylık kızımız var ve ailemize 1,5 sene önce katılan ve tedavimde olumlu sürecin onunla başladığına inandığımız Hera adında köpeğimizle beraber yaşıyoruz.

Kaç yıllık evlisiniz? Çocuk sahibi olmaya ne zaman karar verdiniz?

7.5 senelik evliyiz. Evliliğimizin 4. senesinde çocuk sahibi olmayı düşünmeye başladık.

Tedaviye başlamaya nasıl karar verdiniz? Süreç nasıl ilerledi?

Çocuk sahibi olmayı düşünmeye başladıktan sonra yaklaşık 1 yıl gebelik olmadı.

Sonuç olumsuz olduğu için, ne yapabiliriz diye İrenbe’de Dr. Refik Beyin kapısını çaldık. Refik Bey, zaten benim daha önceden de doktorumdu ve aynı zamanda ablam ve çok samimi arkadaşlarımın da doğum doktoruydu.

Refik bey, öncelikle eşimden ve benden bazı testler istedi, testlerimizde problem olmadığı için ilk etapta yumurta takibinin yapılması gerektiğini söyledi. Bu nedenle yumurta takibinin doğru yol olduğuna karar verdik. 3 ay yumurta takibi yaptık ancak gebelik elde edemedik. Sonuç böyle olunca, daha önce yaptırmadığım test olan rahim filmi çektirdik. Kanallarımın büyük ölçüde tıkalı olduğu ortaya çıktı. Refik Bey yine de tüp bebek için acele etmememizi ve rahim filmi sonrası gebelik elde etme şansının arttığını söyledi. 1- 2 ay daha bekledik ancak yine gebelik elde edemeyince tüp bebeğe karar verdik.

Benim için tüp bebek tedavisine başlamak bir rahatlamaydı. Her ay adet tarihinde yaşadığım stres tüp bebek stresinden fazlaydı. Tedaviye başladık ancak bende aynı zamanda polikistik over sendromu olduğu için kistleşen yumurtalar ile uğraştık bir süre ve nihayet kistlerden kurtulup yumurta toplanacak duruma geldik. Yumurtaların toplandığı gün çok stresliydim. Kaç tane yumurta toplanacağı ve kaç tanesinin dölleneceği benim için çok önemliydi. Şimdi düşünüyorum da olacağı varsa 1 tane embriyo ile bile gebelik elde edilebilir, boşuna kendimi üzmüşüm.

Yumurtalarım cumartesi toplanmıştı. Ertesi gün İrenbe’den aradılar ve yumurtalarımın %60 kadarının döllendiğini söylediler, yıkılmıştım. Pazartesi günü işe gidemedim, yataktan çıkamadım, çok üzülmüştüm. Embriyoların 3. güne gideceğine inancım çok azalmıştı, ben hep 11- 12 embriyom döllenir diye düşünüyordum ama çok daha az döllenmişti. Sonra bir tanesi daha canlandı embriyoların. Kim bilir belki sonradan canlanan kızımızdır, biz hep öyle inandık.

Sonrasında Refik Bey, taze transfer değil de dondurulmuş embriyo transferi uygun gördü, benim için de iyi oldu. 1- 2 ay dinlenmek, tatile gitmek istemiştim. 2 ay sonra transfer hazırlıklarına başladık. Transfer sonrası günlük hayatımda çok büyük değişiklik yapmadım. İlaçlarımı özellikle iğnelerimi düzgün bir şekilde takip etmek ve bekleme süresini evde daha sakin geçirip negatif bir sonuç alınması halinde kendimi suçlamamak için iş yerinden izin alıp işe gitmedim.  Test gününden 1 gün önce kan testi yapmıştık dayanamayıp ve pozitif sonuç alınca hemen Refik Bey’i aramıştık.

Daha sonrasında 8 haftalıkken rutin muayenede bebeğimizin kalbinin durduğunu öğrendik. Refik Bey’in o anki yüz ifadesini 50 sene geçse hiç unutmam.

İrenbe'de çalışan herkes benimle birlikte üzülmüştü. Biz de çok üzüldük ama umutsuzluk gibi lüksümüz de yoktu. Tedavi görüyorsanız negatif sonuç da alsanız bizim gibi kayıp da yaşasanız silkelenip kalkmak zorundasınız. Hemen ikinci tedaviye başlamak istiyorduk. Rahim toparlanıp her şey yoluna girince 2. transfer hazırlıklarına başladık. Sonuç yine pozitif oldu ama aynı şekilde 8 haftalıkken bebeğin kalbi durdu. Bu sefer daha az sarsılmıştık.

Son 1 adet embriyomuz kalmıştı ve ben o embriyonun transfer edilmesini hiç istemedim. Kendimce onun da aynı partide toplandığı için sağlıksız olduğuna inandım.

Refik Bey’e yeniden toplama yapmak için çok baskı yaptım. Ama Refik bey embriyomun kaliteli olduğunu ve yeniden yumurta toplayarak maddi manevi yorulmamızın gereksiz olduğunu söyledi. Eşim de o embriyoya çok inanmıştı.

Ve son embriyom transfer edildi. Bu sefer beklemek benim için daha stresliydi. Başka embriyom kalmamıştı ve negatif sonuçlanırsa yeniden embriyo toplamamız gerekecekti.

Test günü İrenbe’ye geldim ve sonuç pozitifti. Hiç inanmadığım, çöpe atın diye tutturduğum embriyo kızım oldu. Bir şekilde yaşanan her şey onun dünyaya gelmesi içinmiş. Ben böyle düşünüyorum.

Merkezimize ilk geldiğiniz andan itibaren ne hissettiniz? Duygularınızı alabilir miyiz?

Benim ilk çaldığım kapı İrenbe oldu ve başarılı sonuç elde edene kadar başka bir yere gitmeyi hiç düşünmedim. Başka bir yere güvenemezdim. Çünkü ben ilk gün de, 2 düşük yaşadığımda da, mecburen kürtaj olduğumda da, gebelik takibim boyunca da İrenbe’ye hep mutlu geldim.

Refik bey hem çok tecrübeli hem çok titiz hem de çok pozitifti.  Bu üçünü bir arada bulmak bence çok zor.

Buradaki elektrik beni hep iyi etkiledi. Karşılamada çalışan arkadaşların güler yüzü, hemşire arkadaşların aynı şekilde güler yüzleri, her soruma sabırla cevap vermeleri, doktorlar ve tüm ekip hep pozitifti, para öderken bile veznede çalışan arkadaşlarınız sayesinde mutluydum. 3 transferime de Refik Beyin yanında işleme Dr. İsmail Küçük eşlik etti. Ben İsmail Beyin de hakkını asla ödeyemem, onun uğuruna çok inandım, tecrübesine de çok güvendim. Refik Bey zaten hem doktorumdu hem psikoloğumdu. Ben İrenbe’yi tedavi öncesinde, tedavi sırasında ve hamilelik maceramda ailem olarak gördüm.

Gebe kaldığınızı öğrendiğiniz an neler hissettiniz?

3’ü de güzeldi. Tabii ki en çok sevindiğim ilk tedavi olmuştu. Diğerleri hep biraz kaygılıydı.

Gebelik süreciniz nasıl geçti?

Çok zordu. Son tedavimde intralipid tedaviside uygulandı. Yaşadığım iki gebelik kaybından sonra çok tedirgin bir hamilelik geçirdim. Plasenta previa (plasentanın öne yerleşmesi)  sorunu yaşadım, bu da biraz zorlaştırdı, kanama riskim vardı. Son aylarda da tansiyon problemim oldu. Bu nedenle keyifli bir hamilelik geçiremedim.

Hep bir problem olacak ve bebeğimi kucağıma alamayacağım diye korktum. Gebelik takibimi de Refik Bey yaptı, onun titiz ellerinde olmak güven verdi. Ne zaman arasam hemen telefonlarıma cevap verdi, ben bebeğimi sık görebileyim diye muayeneleri ona göre organize etti. Benim psikolojimi hep düşündü. O olmasaydı 9 ay daha zor geçerdi.

İlginç bir anınız var mı?

Son transfer öncesi hazırladığımız odada beklerken derginiz duruyordu.

Ben yine başarı hikâyelerini okudum ve tam transfere giderken eşime bu dergiye biz de çıkacağız dedim. 1.5 sene sonra siz bu teklif ile geldiğinizde aklıma o gün geldi.

Ve doğum anı geldi çattı, bebeğinizi kucağınıza aldığınız anki duygularınızı öğrenebilir miyiz? 

Planlı sezaryendi, bir gece önce hiç uyumamıştım. Hastanede de hep kalp atışlarını dinlemek istiyordum, korkum doğumdan 5 dakika önce bile devam ediyordu. Sonra kızımın sesini duydum. O an yaşadığım her şeye bin defa değdi dedim.

Son olarak, Tüp bebek düşünen diğer çiftlere söylemek istedikleriniz var mı?

Bu hayatta herkesin bir sınavı varmış, bizimki bu diye düşündük hep.

Olgunlaştık, kızımıza kavuşmak için bu süreç bu hazırlıklar.  Ona daha iyi anne baba olmak için onu bu kadar çok beklememiz gerekiyormuş.

Ben tedavimiz boyunca bu dergide çok umut hikayesi okudum. Başkalarının başarı hikâyesi bana hep sabretme gücü verdi. İnşallah bizimde hikâyemiz birilerine umut olur.

3-4 defa negatif sonuç almış olabilirsiniz umudunuzu yitirmeyin. 5.denemede de 6.denemede de kavuşabilirsiniz evladınıza. Yeter ki umudunuzu ve inancınızı kaybetmeyin.

Güvenilir, tecrübeli ve insana önem veren bir kurumdasınız o yüzden herşeyi onlara bırakın.

Siz sadece inanın!

 

  • Gönderiyi Paylaş