blog image
Su gibi güçlü, su gibi temiz, su gibi hayat kaynağı; Arda ve Tuna

İndibay çifti, 7 yıllık evliliklerinde üçüncü kez Tüp Bebek denemesi ile uzun ve zorlu bir savaştan galip çıkmışlar. Beş ay önce 1 kilo 850 gr ve 2 kilo 230 gr doğan Tuna ve Arda, çiftin tüm yaşamlarını değiştirmiş. Onlarla bu zorlu süreci, İrenbe ile nasıl tanıştıklarını konuştuk...

Hikayenin tamamını ailemizle yapmış olduğumuz röporajı aşağıda okuyabilirsiniz.


 

Devamını Oku

Sizleri tanıyabilir miyiz?

Ben  29 yaşındayım, ev hanımıyım, eşim, 39 yaşında Diş Hekimi,  7 yıllık evliyiz.

Çocuk sahibi olmak için doktora ne zaman başvurdunuz?

Ali Bey:

Evliliğimizin altıncı ayında başvurduk, o zaman Manisa devlet hastanesinde çalışıyordum sperm sayımı yaptırdım düşük çıktı,  daha sonra eşimle beraber doktora gittik. Daha erken bu sonuçlarla sizin çocuğunuz olma ihtimali var dedi ve yılık rutin tedaviye başladık, beş altı ay bu şekilde tedaviye devam ettik. Ancak sonuç alamayınca tedaviyi bıraktık, kendiliğinde olursa olur dedik.

İrenbe’ye gelmeden önceki aşamaları anlatır mısınız?

Ali Bey:

Bir süre sonra tekrar İzmir’den bir doktor tavsiye ettiler, elimizdeki sonuçlarla gittiğimizde sizin tüp bebek yöntemiyle ancak bebeğiniz olur dediler ve bizi özel bir tüp bebek merkezine yönlendirdiler. Biz merkeze gittik, orda tedaviye başladık bir takım tetkikler yapıldı daha sonra tedaviye devam etmedik.

İrenbe’yle nasıl tanıştınız?
Makbule Hanım:

2005 yılıydı, tesadüf sonucu bir sünnet düğünü töreninde, uzaktan akrabamız olan Dr Nurettin Bey ve eşiyle karşılaştık ve tanıştık, bizim İrenbe yolculuğumuzun başlangıcını oluşturmuştur

İrenbe’ye geldikten sonraki tedavi süreciniz nasıl başladı?

Makbule Hanım:

2005 yılının Eylül ayında ilk Dr Nurettin Demir’le başladık tedavimize.

Sorunun ne oluğunu biliyorduk zaten geldiğimizde. Hemen tedaviye başladık bana Polikistik Over Sendromu teşhisi konuldu. Sonrasında görüşmeler, tetkikler,  muayeneler derken başladık.

Öncelikle Aşılama önerildi, hiç ara verilmeden birer, ikişer ay aralıklarla dört kez aşılama yapıldı.

Sonuç alamadık.

Peki, hiç tereddüt ettiniz mi bu tedavi süresince?

Makbule Hanım:

Tedavi sürecinde umutsuzluk yoktu ama bir kaygı hep vardı, ya olmazsa diye ama her başarısızlıktan sonra umudumuzu yine yitirmedik. Bu konuda Nurettin Bey ve ekibi de bize çok destek oldu. Yeni bir uygulamaya yeni bir umutla başladık ve böylece aşılamalardan sonuç alamadık daha sonra tüp bebek uygulamasına başladık.

Aşılamalardan sonra Tüp bebek yöntemine geçiş nasıl oldu? Ne kadar süre beklediniz?

Ali Bey:

Aşılamalardan sonra ilk tüp bebek denemesine ara vermeden başladık. Yaz dönemiydi, umutla başladığımız ilk aşılama tedavinin sonucunu bekleme salonunda eşimle sonucu beklerken, Nurettin beyden öğrendik hatta eşim hocaya şaka yapıyorsunuz dedi, söylediğine inanmak istemedi ama gerçek maalesef acıydı. Bu biraz bizi yıktı ama o gün daha ikinciye ne zaman başlasak diye konuşmaya başladık, yani anlayacağınız yılmadık bir gün mutlaka başaracağımıza inanmıştık.

Tüp Bebek tedavi süreçlerinden bahseder misiniz?

Ali Bey:

Benim için çok zor olmuyordu sadece zihinsel bir stresi oluyordu ancak eşim için öyle değildi eşim iğneden çok korkuyordu bütün enjeksiyonları ben yapıyordum bu aşamalar biraz meşakkatli oluyordu

Peki, bu bekleme süresinde hiç umutsuzluğa kapıldınız mı?

Ali Bey:

Umutsuzluğa kapılmadık ama kaygılanmadık desem de yalan olur biraz içimizde yine olmazsa diye şüphelerimiz oluyordu.

Ali Bey, siz bu süreçler için ne diyorsunuz? Nasıl geçti

Benim için çok kolay değildi uzun ve zorlu bir süreçti ama ayni zamanda umut dolu bir bekleyişti

Son denemenizde neler yaşadınız? Yumurta toplama, transfer ve sonucu bekleme aşamalarını anlatır mısınız?

Ali Bey:

Zaten ikinci tüp bebek denemeden hemen sonra başladık, bir önceki denemenin acılarını unutmadan başladık. Bu yüzden aşamaların nasıl olduğunu çok iyi biliyorduk, bu nedenle fazla zor olmadı acaba bugün yine ne olacak diye kaygımız olmadı sadece olumsuz bir şey duymaktan korktuk. Mesela yumurtalar oluşmamış ya da döllenme aşamasında embriyo oluşmamış gibi olumsuz şeyler olmasından hep endişe duyduk fakat bunların hepsini başarıyla geçtik.

Üçüncü denememizin, transfere işleminde Dr Dilek Hanım bu sefer olacak embriyolar çok güzel, bu sefer olacak dedi ve odamızdan ayrıldı. Daha sonra Makbule hanımı transfer için aldılar işlem tamamlandı tekrar Dilek Hanım odamıza geldi, büyük bir heyecan ve motive ile “üç tane yerleştirdik, ben bunu nasıl yaptım, işi şansa bırakmak istemiyordum” dedi.

Daha önceki ve son sonucu öğrenmeye gittiğiniz günlerden söz eder misiniz?

Ali Bey:

İlk denemenin sonucunun olumsuz oluğunu anlayamadık, uzun bir bekleme sonrası Nurettin bey sonucun olumsuz olduğunu söyledi, şaka yapıyorsun dedik. İkinci denemede, sonuç değişmedi, sonucu da bekleyeme başladık ama bir süre sonra durumun yine negatif olduğunu anladık, Gönül hanıma gittik bizim sonucu verirmisiniz dedik ama sonucu biz veremeyiz dedi anlamıştık eşime hadi gidelim bu seferde olmadı dedim. Kapıdan çıkarken Nurettin beyle karşılaştık sonucun olumsuz olduğunu yine ondan öğrendik, yine Manisa’nın yolunu tuttuk. Üçüncü denemeye hiç ara vermeden başladık, sonucunu Manisa’da yaptırmaya karar verdik.

O kötü anı yine İrenbe’de yaşamak istemiyorduk. Günü geldiğinde Manisa doğum evine gittik tahlil verdik saat 14.00’de sonucu alacağımız söylendi sonucu almaya gittiğimde laborant arkadaş hamilelik var hatta bu sonuç çoğul gebelik gibi gözüküyor dedi.

Ben anlatılmaz bir duygu içindeydim çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum doğru eve eşime gittim, evde beni bekliyordu bu güzel haberi onunla paylaşmak ve mutluluğunu beraber yaşamak istiyordum. Eve geldiğimde eşime sarılıp bu mutluluğu paylaşmayı düşünmüştüm ama eve geldiğimde evde misafir vardı yanlarına oturdum suskun olunca eşim yine olmadı mı yoksa dedi. Biraz duraksadıktan sonra eşime hamilesin dedim ve hemen diğer odaya geçtik kendimi zor tutuyordum sevinçten ağlamaya başladım, allahıma şükürler olsun bugünleri de gördük dedik. Sakinleştikten sonra İrenbe’ye ve yakınlarımıza haber verdik bu güzel anı sevdiklerimizle de paylaştık.

Bir süre sonra İrenbe’ye gittik Dr Dilek Hanım muayene sonrası üç tane olduğunu ancak birinin çok küçük olduğunu söyledi, inşallah biri kaybolur dedi. Gittiğimiz rutin muayenelerde her seferinde üçüncüsü küçülürken diğer ikisinin büyüdüğü söyledi ve bir süre sonra spontan olarak ikiye indi sonuç böyle devam etti

Hamilelik süreci nasıldı? Hiç zorluk çektiniz mi? Ne zaman ikiz olduğunu öğrendiniz?

Makbule Hanım:

Hamilelik döneminde hiç zorlanmadım çok rahat geçti, ilk üç ay çok dikkat ettim bol istirahat ettim doktorlarımın tavsiyesine harfiyen uydum. Çok istediğim bir şey olduğu için gururla taşıdım bu benim için hayatımın altı kalın çizgilerle çizilecek kadar önemli bir bölümüydü büyük bir mutluluk ve gurur vericiydi.

Ali Bey:

İkiz bebeklerimizin her ikisinin de erkek olduğunu konsültasyon için muayene olduğumuz Dr Soner Bey’in muayenesinde öğrendik. Önce birine bakarken monitöre bende bakıyordum hemen erkek olduğunu anladım, ikinciye bakalım dedi Soner bey ben kız olmasını gönlümden geçirirken ayni görüntüyü bulunca hatta ben doktor bey bu ikincisi mi diye sorunca ikincisininde erkek olduğu ortaya çıktı, biz hayırlısı olsun dedik. Hiçbir zaman ne ben ne eşim cinsiyet ayrımı yapmadık hep sağlıklı olsunlar,  Allah kucağımıza almak nasip etsin diye dua ettik. Doğum yaklaşmaya başladığında isim düşünmeye başladık bir gün eşim Arda ismini çok seviyorum dedi bende o zaman diğerine de tunca olsun dedim çünkü her ikisi de nehir ismiydi her iki nehir de Meriç’in kollarıydı ama eşim tunca olamasın dedi. Ben de o zaman Tuna olsun dedim,  bu güzelmiş dedi böylece isim süreci böyle oldu, ayni zaman da her iki isim akarsu ismi olmasından dolayı su çok kutsal olması nedeniyle çocuklarımızın su gibi güçlü, su gibi temiz ve su gibi hayat kaynağı olmasını istedim 

Bebek sahibi olmak isteyen ailelere neler önerirsiniz…

Tüp bebek tedavisi bize ilk duyduğumuzda çok sıcak gelmemişti ancak şimdi geriye dönüp baktığımızda böyle düşünmüyoruz.

Bebek sahibi olmak isteyen çiftler sabırlı olmalarını ve asla umutlarını yitirmemeli.  Anne baba olmanın verdiği mutluluk her şeye değer.

Makbule hanım, Ali bey bize ailece vakit ayırdığınız için, yaşadıklarınızı bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.

Ali Bey:

“Çocuk sahibi olmanın nasıl büyük bir mutluluk olduğunu kelimelerle anlatamam.. Onlara, kutsal, arındırıcı ve güçlü olan diye tanımlayabileceğim "su" kavramını özünde barındıran Tuna ve Arda ırmaklarının adını verdik... Bu mutluluğu bize yaşattıkları için İrenbe Ailesi’ne sonsuz teşekkür borçluyuz.

 

  • Gönderiyi Paylaş