Başaracağımıza İnandık ve asla yılmadık

2013 yılında evlenen çiftimiz tek hayali bir bebeklerinin olmasıydı. Bir yıllık denemenin ardından doktora gitmeye karar veren mutlu çift, hiçbir problem olmadığını, zamana ihtiyaçlarının olduğunu öğrendi.

Fakat sonuç istedikleri gibi olmadı.

Geçen iki yılın ardından tekrar bir merkeze gitmeye karar veren çifte 3 kez tüp bebek tedavisi yapıldı. Bu zorlu süreçte zaman zaman hayata küsen ve eski neşesini kaybeden çiftimiz, yaşadıkları hayal kırıklıklarının ardından 'Bu işi başaracağız durmak yok yola devam' diyerek merkez değiştirmeye karar verdiler. İrenbe'de şanslarını denemeye karar veren çift, doktorlarına 'umutla' sarıldılar...

Yeniden beyaz bir sayfa açan çiftimiz, İrenbe'de yapılan iki tüp bebek tedavisinin sonunda bekledikleri o mutlu haberi aldılar. Şaşkınlıktan ne yapacaklarını bilemeyen çift, rahat geçen bir sürecin ardından yakışıklı oğulları Ömer'e kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.

Annemiz umutsuzluktan, umuda giden hislerini şu cümlelerle ifade ediyor; “Ben bu iş için gerçekten profesyonel, uzmanlaşmış yerlere gidilmesini öneriyorum. Bence en önemli şey moral ve motivasyon.”

 

Hikayenin tamamını annemizle yapmış olduğumuz röporajı yukarıda izleyebilirsiniz.

Hikayenin tamamını annemizle yapmış olduğumuz röporajı aşağıda okuyabilirsiniz.

Devamını Oku

Öncelikle kendinizi tanıtırsanız...

Ben 35 yaşındayım. Eşimle arkadaş ortamında tanıştık, 2013 yılında evlendik. Fransızca öğretmeniyim, bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra tedavi sürecine başladık. Bundan sonra okuldan ayrılmak zorunda kaldım. Şimdi eşimle birlikte çalışıyorum.

Biraz da eşinizi tanıyalım…

Ben 37 yaşındayım. Ticaretle uğraşıyorum.

Peki, tedaviye ne zaman başladınız nasıl karar verdiniz?

Aslında ikimiz de çocuk sahibi olmayı çok istiyorduk. Evlendikten bir yıl sonra doktora gittik. Doktor hiçbir problem olmadığını, deneme yapabileceğimizi, ilk altı ay, bir sene sonra çocuk sahibi olabileceğimizi söyledi fakat olmayınca tekrar doktora gitmeye karar verdik.

 Ne kadar sürdü denemeniz?

2 yıl kadar sürdü.  Bu süre içinde çeşitli testler yapıldı, testlerde bir sorun çıkmadı sadece çikolata kistim vardı, çikolata kistinin de gebe kalmaya engel olmadığı söylendi. Çok da büyük bir kist değildi aslında ama yumurtlamayı bozduğu için olmayabilir diye düşündük. Birkaç ay yumurtlama takibi yapıldı. Önce hap ve çatlatma iğneleri verilerek tedavi uygulandı fakat sonuç alamadık. Tüp bebek seçeneğini hiç düşünmüyorduk. Önceleri psikolojik mi acaba diyerek zamana bırakıp bekledik. Tekrar sonuç alamayınca tüp bebek yapmaya karar verdik ve başka bir merkezde 3 kez tüp bebek tedavisi gördüm. İyi kalitede yumurta toplanmasına rağmen üçü de negatif sonuçlandı. Doktorumuz hepsinde olumlu konuşmuştu ama özellikle 3'üncü denememizde her şey o kadar yolundaydı ki  'oldu bu iş' diyerek transfer masasından kalktım. Ancak yine hayal kırıklığı ile sonuçlandı.  Negatif sonuca çok üzüldüm. Zaman zaman hayata küstüm, eski neşemi kaybetmiştim. Özellikle eşim ve ailem bana bu dönemde gerçekten çok destek oldular. Benim bağışıklık sistemi ile ilgili romatizma hastalığım var. Açıkcası bununla ilgili olabileceğini düşündük ama daha önce hiçbir doktor bunun engel olabileceğini söylemedi.

Üç denemenin ardından üçü de negatif çıktığında hayal kırıklığına uğramışsınızdır, umutlarınızın yıkıldığını düşünüyorsunuzdur. Bu süreç size neler hissettirdi?

 Çok fazla hayal kırıklığı yaşadım. Sürekli ağlamak istiyordum.  Uyku zaten yoktu.  Gittiğimiz merkez 'Biraz dinlenin kafanızı dağıtın öyle konuşalım' dedi ama hiçbir şey yapmamak, çabalamamak bana iyi gelmemişti. Eşim de, ben de; 'Bu işi başaracağız durmak yok yola devam' diyerek merkez değiştirmeye karar verdik.

Peki, sizi pes ettirmeyen neydi? Daha sonrasında İrenbe ile tanıştınız. Bize nasıl ulaştınız, nereden duydunuz?

Başka bir merkezde yaşadığımız kötü deneyimler bizi çok üzmüştü ve yeni bir sayfa açmak istedik. Hatta bir doktor bize İstanbul ve Ankara'da merkezler önermesine rağmen biz umudumuzu kaybetmedik ve İzmir'de İrenbe'de şansımızı denemeye karar verdik.

Ümit hanımı çalıştığım okuldan velimiz olarak tanıyordum. Bir arkadaşımızın doğumunda tesadüfen karşılaştık. Kartını verince 'Neden Ümit Hanım olmasın?' diye düşünüp son negatif sonucumdan kısa bir süre sonra kendisini aradım.  Kendisi bana yakın bir tarihe randevu verdi. Daha ilk telefon görüşmemiz bile bana iyi gelmişti. Yeni bir umutla başlayacağım için çok mutlu oldum. İlk randevumuzda o kadar pozitif yaklaştı ki ağlayarak başladığımız randevudan gülerek ve umut dolu çıktık. Tedavi boyunca gerçekten çok yakından ilgilendi ve karşılaştığımız olumsuzlukları kendisinin desteği sayesinde atlattık. İlk negatif sonucu aldığımızda bile kendisinin ve ekibinin en az benim kadar üzülmesinden çok etkilendim.

Peki Refik Bey,  geldiğinizde siz ne hissettiniz?

Güven hisettim... İşinin ehline geldiğimizi o zaman anlamıştım. O yüzden içim huzurluydu.  Doktorun eşime verdiği güven beni de etkiledi. Yepyeni bir başlangıç yapıldı. Hamilelik sürecinde gittiğimizde diğer doktorlar da hep güler yüzlüydü, bize destek oldular. Herkesin pozitif olması tabiki bize de yansıdı.  Özellikle hemşireler Ümit Hanım'a ulaşılamadığı veya ulaşmaya gerek olmadan da cevapları ile destek oldular.

Ne güzel böyle şeyler düşünmeniz. İsterseniz birazda tedavi sürecini dinleyelim. Nasıl bir tedavi uygulandı, neler yaşadınız?

Tedavi sürecinde çikolata kisti olduğu için daha önceki denemelerde hep taze transfer yapılmıştı. Ümit Hanım dondurularak yapılmasını tercih etti ama yumurta rezervinde de sıkıntı vardı. Stresten neredeyse çok çok az yumurta vardı. 4 ay bekledik. Detoks programı verdi. O bana iyi geldi. temizlenmiş arınmış oldu. Birlikte beyaz bir sayfa açtık. Arka arkaya yumurta toplandı. İyi olanlar seçilip, konulacak dendi. Bu arada çikolata kisti için baskılayıcı iğne yapıldı. Ama ilk denemede negatif sonuç aldık. Ümit hanım 'Üzülmek yok yola devam edeceğiz' dedi. 1-2 ay sonra yine yumurta toplandı. Bu sefer 3 ay baskılama uygulaması yapıldı. Ondan sonra serum alındı, serumu eşimin anlatmasını istiyorum...

Refik Bey: İkinci denemede Miray tek başına Ümit Hanım'a gelmişti. Ben şehir dışındaydım. Eşim beni aradı böyle bir serum yapılacakmış. Herhalde 1-2 saatlik bir şeydir dedim. 'Ne kadar sürecek' deyince 12 saat olduğunu öğrendim ve hemen İzmir’e döndüm. Dönerken serumun adını öğrendim ve Google’dan araştırdım. Bu süreçte doğum olana kadar unutamayacağım gün o gündür.

Ben o gün hisettim çünkü tamamıyla eşimin hastalığı bağışıklık sisteminde olan sorunumuz vardı. Okuduğumda 'Bu iş oldu' dedim. O gün hastanede belki Miray'a yüz kere söyledim. Transferden sonra da bekleme süreci başladı.  Miray'da tabi yine olumsuzluk vardı. Biz neredeyse tahlile bile gelmeyecek haldeydik. Korku vardı. 2 saat bekleme süreci insanı öldürüyor.  O süre geçmek bilmiyor. Tahlili verip eve geldik, telefonu öylece bıraktım, 'Nasıl olsa olumsuz aramazlar' diye düşündüm. Ama benim telefonum çalmış, eşimi aramışlar. İkimizi de arıyorlar düşünün. Ümit Hanım ile konuşurken 'Olmadı değil mi' dedim, 'Hayır oldu' deyince şoka girdik. İlk başta şaşkınlıktan sevinemedik bile.  Daha sonra günler geçtikçe İrenbe'ye gelip gittikçe, tahliller vs. oldukça durumu idrak ettik.

Gebelik süreci nasıl geçti?

İlk üç ay herkeste olduğu gibi endişeli geçti. Ama bir sorun yaşamadık. Ümit Hanım bizi hep sakinleştirdi. Onun dışında ne yenilir, ne içilir titiz davrandık. Yaza denk geldiği için keyifli bir süreç geçirdim.

Eşiniz size nasıl destek oldu?

Eşim hem tedavi hem de hamilelikte en başından beri inanılmaz destekti.  Hiç aşermedim, çok rahat bir hamilelik geçirdim. Son hafta yemeğe gittik; 'Burada doğurmazsınız inşallah' falan diyorlardı.

İlk kalp atışlarını duyduğunuzda ne hissettiniz?

Eşimle 'duyulur, duyulmaz' diye iddiaya girmiştik. Kendisi çok araştırdı, belki duyabiliriz demişti. Ümit Hanım da keseyi görmeye gittiğimizde çok erken ama 2-3 saniyelik dinletti. O gün gerçekten çok heyecanlandık. Kısaydı ama çok güçlü bir sesti.

Dondurulmuş embriyolarınız var. Ömer'e bir kardeş daha düşünüyor musunuz?

Ömer sağlıkla biraz büyüsün, evet düşünüyoruz.  

Tüp bebek düşünen çiftlere neler tavsiye edersiniz?

Ben bu iş için gerçekten profesyonel, uzmanlaşmış yerlere gidilmesini öneriyorum. Bence en önemli şey moral ve motivasyon. Ümitsizliğe gerek yok. Tıp gelişiyor. Doktorunuzun günceli nasıl takip ettiği önemli. Çünkü zaten gelişme varsa doktorlar bu gelişmeleri size sunuyorlar. Kalplerini ferah tutsunlar. Herkese bol şans diliyorum. Şartlar uygunsa eninde sonunda olacağına içten inansınlar. Sabır ve vazgeçmemek önemli. Doktorunuz size olmayacak demediği sürece umut var; bu şansı zorlamak lazım.

 

 

  • Gönderiyi Paylaş