Alp Bebeğe Giden Yol

Hikayelerimiz ne kadar çok kişiye değerse, o kadar şifa olacağına, ışık olacağına inanıyoruz.
Bu niyetle çıktığımız yolda, paylaştığımız her aile öykümüzden sonra sizlerden gelen güzel enerji ve dönüşler bizleri daha da motive ediyor


Şimdi gelelim Alp bebeğimizin macerasına; güzel ailemizin oğullarına kavuşmak için verdiği emek, mücadele ve azim dinlediğiniz de sizler de hak vereceksiniz ki takdire şayan Sümeyra hanım ve Murat beyin merkezimize gelmeden önce negatif sonuçlanan 3 Tüp Bebek denemeleri olmuş. 
Tanıştığımızda biraz yorgun olan çiftimizi öncelikle psikolojik olarak toparlamamız gerekiyordu
Doktorumuz Ümit İnceboz tarafından rahatlatılan ailemize belirlenen yol haritası doğrultusunda tedavisine başladık
Yapılan tüm ince hesaplamalara rağmen ne yazık ki ilk denememiz olumsuz sonuçlandı.
Ancak ailemizin bize güveni tam, çocuk sahibi olabileceğine olan inancı yüksekti.
Veee, kısa bir dinlenme süresinin ardından ikinci Tüp Bebek tedavisi yaptığımız annemize ardışık transfer sonucu mutlu haberi verebildik
Biz size minicik özetini geçtik geçmesine ama siz gelin bu dolu yolculuğu anne&babamız ile yaptığımız röportajdan kendi ağızlarından dinleyin  
Hep dediğimiz gibi 'UMUT' hep var, olmalı.

Hikayenin tamamını ailemizle yapmış olduğumuz röporajı yukarıda izleyebilirsiniz.

Hikayenin tamamını ailemizle yapmış olduğumuz röporajı aşağıda okuyabilirsiniz.

#izmirdetüpbebek 

Devamını Oku

Sizi yakından tanıyalım. Kaç yıllık evlisiniz? Ne işle meşgulsünüz?

Sümeyra: 9 Yıldır evliyiz, özel bir okulda kimya öğretmeni olarak çalışıyordum, Alp’in doğumuyla mesleğime şimdilik ara verdim.

Murat: Ben de bilişim sektöründe iş çözümleri yöneticisi olarak çalışıyorum.

 

Eşinizle tanışma hikayenizi öğrenebilir miyiz?

Murat: Eşimle ortak bir aile dostumuzun aracılığıyla tanıştık, kısa bir süre içinde de evlilik kararı aldık. Öyle ilginç bir tanışma hikayemiz yok yani

Çocuk sahibi olmaya ne zaman karar verdiniz?

Sümeyra: Evliliğimizin ikinci yılında çocuk sahibi olmaya karar vermiştik, ilk birkaç ay başarısız olunca doktora gittik, doktor ‘’bir yıl süreyle düzenli olarak denediğiniz halde bebeğiniz olmuyorsa, tedaviyi o zaman gündeme alırız’’ deyince 6 ay daha doktorun önerisiyle doğal yoldan çocuk sahibi olmaya çalıştık ancak başarılı olamadık.

Tüp Bebek tedavisi süreciniz nasıl başladı?

Sümeyra: Bir süre daha geçti, doğal yoldan çocuk sahibi olamayınca, Antalya’da (evliliğimizin ilk yıllarında eşimin işi sebebiyle Antalya’da yaşıyorduk) özel bir hastanede bu kez kan testi, hormon testleri yapıldı. Olumsuz bir bulguya rastlanmadı. Doktor bu defa yumurtlama dönemini takip edip yumurta çatlatma iğnesi verdi. İki defa denedik ancak sonuç olumsuz oldu. Çok üzerinde durmadık aslında, nasıl olsa biyolojik açıdan bir sorunumuz yoktu, önünde sonunda olacak diye düşünüyorduk.

Bu süreçte eşimin iş değişikliği gündeme geldi, ardından şehir değişikliği (İzmir’e taşındık) derken zaman geçti. Hatta üç ay kadar ayrı kaldık. İster istemez bebek konusunu oluruna bıraktık ancak hiçbir gelişme olmadı.

İzmirde bir yakınımızın önerisiyle Üniversite Hastanesi’ne gittik, bütün testler baştan gözden geçirildi. Oradaki doktor da aynı şeyi söylüyordu, bir sorun yoktu ama yaşımızın 30’u geçmiş olması ve önceki olumsuz denemeler sebebiyle doğrudan tüp bebek denemesine geçmemizi öneriyordu. Açıkçası beklentimiz başka yöndeydi diğer seçenekleri atlamış olmalarına şaşırmıştık ancak devam ettik. Böylece tüp bebek tedavi sürecimiz başlamış oldu.

Üniversite hastanesindeki ilk tüp bebek denemesi olumsuz sonuçlanınca yıkıldık ve paniğe kapıldık çünkü hemen sonuç alacağımızı düşünüyorduk. Yakın dönemde babamı kaybettiğim için olumsuz durumun sebebinin ruhsal olduğunu düşünmeye başladım ve rahat iletişim kurabilmek ve sorularımıza hızlı yanıtlar alabilmek için ikinci denemeyi özelde yapmaya karar verdik. Çünkü üniversite çok kalabalıktı ve doktorla görüşmeniz neredeyse birkaç dakikayla sınırlıydı. Biz de arkadaşlarımızın tavsiye ettiği özel bir doktora gittik. İkinci ve üçüncü denemeleri bu doktorla yaptık. Bize o kadar çok ümit verdi, o kadar çok havaya soktu ki yaptığımız iki deneme de olumsuz sonuçlanınca neredeyse vazgeçme noktasına gelmiştik. Eşim de ben de çok titiz insanlarız, doktorun iş takibindeki rahatlığı ve ilaçların periyotlarını yazmayıp bize sorması aramızda güven problemine sebep oldu. Hatta bir keresinde fitil olan ilacı yuttuğum için çok kötü oldum ve bu durum bizi çok üzdü.

İrenbe ile tanışma hikayeniz nasıl oldu?

Sümeyra: Üçüncü deneme de başarısız olunca artık tecrübelenmiş, doktor seçimini daha iyi yapmamız gerektiğini anlamıştık. Çevremizdeki kişilerden aldığımız öneriler iki kişide toplanıyordu, biz bu sefer ikisine de gidelim, ayrıntılı şekilde görüşelim ve sonra karar verelim dedik ancak ilk görüşmeyi Ümit Hanım’la yapıp onu tanıdıktan sonra ikinci görüşmeye gitmedik.

İrenbe’den kapıdan girdiğiniz an neler hissetiniz?

Murat: İş hayatına İrenbe’ye çok yakın bir yerde başlamıştım, gelip geçerken buraya kimler geliyor diye düşünüyordum, kapıdan içeri girdiğimiz ilk anda o günkü düşündüklerim aklıma geldi, kader demiştim.

Sümeyra: İrenbe’nin bende uyandırdığı duygu dinginlik ve huzur. Kapıdan içeri girdiğimde ‘’yaptığımız iş özel ve kıymetli! burada aceleye yer yok’’ mesajı veriyor. Bu sebeple gün içerisindeki o koşuşturma ve bir şeyleri yetiştirme çabasını dışarda bırakmamı sağlıyor. Tempolu bir işte çalıştığım için bu hissiyatın bana çok yardımcı olduğunu düşünüyorum.

 

Bizdeki tedavi sürecinizi anlatır mısınız?

Sümeyra: Ümit Hanım’la ilk tanışmamızda en çok dikkat ettiğimiz husus söylediğimiz her şeyi not almasıydı. Tüm testleri tekrar istedi ve hikayemizi uzun uzun dinleyip neler yapabileceğimizi ayrıntılı ve samimi bir şekilde açıkladı.

Tahlil sonuçlarına göre gebeliği engelleyecek bir sorunumuz yoktu, ama yine de kontrol için Ofis Histeroskopi yapmamızı önerdi ve sonra tedaviye başladık.

Maalesef bu denememiz de olumsuz sonuçlandı. Bu bizi çok üzdü, onun da bizim kadar üzüldüğünü gördüğümüzde içtenliğine o kadar inandım ki başka birini denemek aklımdan geçmedi.

Ümit Hanımda en çok sevdiğim şeylerden biri bizi sahiplenmesi ve başarıyı paylaştığı kadar başarısızlığı da paylaşmasıydı.

Bir şeyleri yanlış yapıyoruz diye geçiriyordum aklımdan sürekli. Bu denemeye kadarki tüm tedavi sürecini düşündüğümde, iş dışı zamanlara sıkıştırmaya çalışarak aslında kendimi zorladığımı ve süreçleri iyi yönetemediğime karar verdim. İş yerindeki yöneticimden izin alırken yaşadığım zorluklar ve aklımın bir köşesinde sürekli işimin olmasının da olumsuz sonuçlara etkisi vardı. Artık sadece kendimizi düşünmeliydim. Nitekim sonraki denemedeki yeni yöneticimin ‘’sen önemlisin, işler bir şekilde halledilir’’ demesi benim işimi kolaylaştırdı, o kadar rahatladım ki istediğimiz sonuç da geldi nihayetinde. Belki baştan olsa çok daha önce olumlu sonuç almıştık.

Sümeyra: Sorunumuz olmamasına rağmen neden olumsuz oluyor dediğimizde de Ümit Hanım bazı durumlar embriyonun rahim duvarına tutunmasını engelliyor olabilir, isterseniz bunların testlerini yaptırabiliriz ancak maliyetli olur deyince biz de bu maliyete girmeden son olarak var olan embriyoları değerlendirme kararı aldık.

Transfer öncesi ilaç kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra rahimde polip tespit edildi ve tedavimiz yarım kaldı. Kullanılan ilaçlar polipin büyümesine sebep olduğu için iki ay baskılama tedavisi uygulandı.

Ümit Hanım bizi başarısız yapabilecek en küçük ayrıntıyı bile atlamadan tüm koşulları en iyi seviyeye getirmek için çok uğraştı. Bir süre takviye edici vitaminler kullandık ve beslenmemize dikkat ettik.

Sonra tedaviye tekrar başladık ve Ümit Hanım hiç denemediğimiz ardışık transferi uyguladı ve birkaç gün arayla gelişim seviyesi farklı iki embriyoyu transfer etti.

 

 

Bu süreçte başınızdan geçen ilginç bir hikayeniz var mı ?

Sümeyra: Test günü hafif bir kanamam olmuştu, bunu görünce teste gelmekten bile vazgeçmiştim ancak eşimin ısrarı ve Ümit Hanım tutunma kanaması olabilir demesiyle ‘’bu sefer de olmadı ama gideyim bari’’ deyip neredeyse zorla teste gitmiştim.

Murat: Bir de benim iğnelerin çokluğu sayesinde iğne yapmayı öğrenmiş olmam da bizim için ilginç olmuştu. İlk kobayım eşim oldu, hiçbir iğne için evden çıkmadık .

Hamile kaldığınızı öğrendiğiniz ilk andan bahsedelim… Neler hissetiniz?

Murat: Test günü 19 Mayıs’tı, kan verdikten sonra Kordon’a kahvaltıya gittik ama ikimiz de telefonu takip etmekten ne yediğimizi bilemedik. Epey bir süre geçtikten sonra arayan soran olmayınca yine olumsuz olduğunu düşünüp eve geri dönmeye karar vermiştik. Otoparka doğru giderken İrenbe’den beni aradılar. Ben sonuç değerlerini söyleyen arkadaşı dinlerken uzatmadan söylese bari diyordum, sonra tebrik ederiz olumlu sonuç deyince bir süre ne diyeceğimi bilemeden kaldım, bu arada da Sümeyra “uzatmasınlar, ben biliyorum yine olumsuz oldu” diyerek yürümeye devam etmek istiyordu. Ben zar zor olumluymuş deyince yolun ortasında birbirimize sarılıp uzun süre ağladık. O an zaman durmuş, yolun ortasında ‘’olmuş bu sefer olmuş, gerçekten mi’’ deyip deyip birbirimize soruyorduk. Bugüne kadar hep olumsuz haberini aldığımız için olumlu haberine nasıl sevineceğimizi bilememiştik, inanamadığımız için de koşa koşa İrenbe’ye gidip sonuçları bilgisayarda kendimiz gördük.

 

Hamilelik döneminiz nasıl geçti?

Sümeyra: Hamilelik dönemim çok güzel geçti. Alp’in kalp atışını duyana kadar her an kaybetme korkusu yaşadım, ne zaman ki kalp atışlarını duydum benim için hamileliğim somutlaştı. İlk üç ay istediğim her şeyi yedim, bir ayda üç kilo alınca Ümit Hanım beni kendime getirdi. Uyarılarının ne kadar doğru olduğunu da altıncı ayda gebelik şekeri çıkınca anladım. Son aylardaki sıkı diyet programına çok dikkat ettim ve kısa sürede toparladım.

Bu dönemde Ümit Hanım’ın her şeyi ayrıntılı şekilde açıklaması ve sağduyulu yaklaşımı beni çok rahatlattı. Okuldan erken ayrılmayı düşünürken, onun desteği ile hamileliğin bir hastalık olmadığını ve çalışabileceğimi söylemesiyle işime son güne kadar devam ettim. Alp benim karnımda büyürken onun da heyecanımıza ortak olduğunu görebiliyorduk.

Alp ile İlk karşılaşma anınızı anlatır mısınız?

Sümeyra: Oğlumu ilk gördüğümde anestezinin etkisindeydim ağlayarak çok güzel dediğimi hatırlıyorum. Mucizem gerçekleşmişti, kokusunu duymak muhteşemdi. Dünyalar bizim oldu, küçücüktü ama bunca olumsuzluktan, umutsuzluktan, korkudan sonra bize her şeyi unutturdu.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Murat: Biz ilk denemelerde aile ve işten tüm yakınlarımızı da sürecin içine aldık ve sonra olumsuz sonuçları tek tek anlatırken yorulduk. Herkes iyi niyetle yardımcı olmak istiyor, fikirler veriyordu ama bu bizim için çare olmuyordu. Son denemede kimseye haber vermedik ve transfer sonrasındaki dinlenme sürecinde de kısmen rahat davranıp olursa olur dedik. Bu süreçte en kıymetli ve en yıpratıcı şey zaman, para bir şekilde hallediliyor ama zaman geri gelmiyor ve uzadıkça sizi yıpratıyor. Çocuk sahibi olmak isteyen kişilerin kendilerini olumsuz şeylerden soyutlamalarını öneriyorum. Kendinizi çok kaptırmak veya olmayacak diye şartlandırmak doğru değil, dengeyi doğru kurmak gerekir, Ümit Hanım’ın bu konuda hem olumlu yaklaşımı hem de tüm olasılıkları anlatış şekli bizim için çok kıymetli olmuştu.

Sümeyra: Canım oğlumuz Alp’e kavuşmamızı sağlayan doktorumuz Ümit Hanım’a ve İrenbe ailesine,  benden desteğini hiç esirgemeyen eşime, Alp doğduktan sonra ilk üç ay neredeyse her gün aradığımız, bizi hiç geri çevirmeyen çocuk doktorumuz Hale Hanım’a ve yaşadıklarımızı başka ailelerle paylaşmamızı sağlayan İrenbe Halkla İlişkiler Uzmanı Gamze Hanım’a teşekkür ederim.

Ayrıca bebek isteyen çiftlerin de en kısa sürede olumlu sonuç almalarını diliyorum.

 

  • Gönderiyi Paylaş