siteecem
Bir İRENBE Gencinin NASA Yolculuğu

Merhaba Ecem öncelikle seni yakından tanıyalım? Neler yapıyorsun?
Merhaba, öncelikle Irenbe ailesine çok teşekkür ediyorum. Ben Ecem Tuğlan. 4 mayıs 1995 doğumlu bir Irenbe bebeğiyim. Ege Üniversitesi Felsefe bölümü mezunuyum. Şu an İzmir Ekonomi Üniversitesi siyaset bilimleri ve uluslararası ilişkiler bölümü yüksek lisans öğrencisiyim. 2016 yılında 'Androidler Elektrikli Deja-vu Yaşar mı?' başlıklı bir makale yazdım ve makaleyi Nasa'nın başmühendisi Dr. Ravi Margasahayam'a sunarak, Nasa tarafından tanınan bir robopsikolog ünvanı aldım. Halen Dr. Ravi Margasahayam ile iklim krizi, marsın geleceği ve yapay zeka üzerine çalışmalar yapmaktayım. Aynı zamanda dünyanın ilk hologram oynatan ve doğa dostu robotunu yaptığımız Fenom Robotics'in kurucu ortağıyım.

Bir İrenbe çocuğu olarak seninle gurur duyuyoruz. Başarıların bizleri mutlu etti. Duymaya pek alışkın olmadığımız bir meslek dalı ile karşımızdasın. Robopsikolog nedir? Neler yapar? Biraz bu konuyu açar mısın?
Robopsikolog aslında ilk olarak Isaac Asimov'un 'Ben,Robot' adlı kitabında geçen bir terim. Kitapta bir robopsikolog olan Dr. Susan Calvin robotlardaki ‘hatalı’ kodları, diğer bir tabirle anomalileri ve/ya beklenmeyen davranışların nedenlerini bulma ve bunları tedavi etme (kodları değiştirme) çalışıyor. Tıpkı ruhsal bozuklukları, anksiyete, sosyalfobi gibi hastalıkları araştıran ve bunları tedavi etmeyi amaçlayan psikologlar gibi... Ben daha günümüze uygun olan (çünkü henüz insan zekasına- özellikle duygusal zekaya- sahip bir robot mevcut değil.) bir şekilde bir robopsikolog olarak insan-robot etkileşimi ve robot-robot etkileşimini teorik alanda inceliyorum.
Örneğin; iki farklı robot aynı kodla, aynı olaylara farklı tepkiler verebilir mi?, robotlar gerçekten insanlara hakim olursa bunun sosyal alandaki etkisi ne olur? Insanlar ve robotlar arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi, insanların robotlara ve robotların insanlara karşı tutum ve davranışlarının yine teorik olarak incelenmesi gibi konuları içeren oldukça eğlenceli bir alan.

Kaç yaşından beri bu meslek dalına yöneldin? Ailenin yönledirmesi mi yoksa kendi ilgi alanına mı giriyordu?
Robotlara ilgim her zaman vardı sanırım, oyuncak olarak robotları tercih eder, bir elektronik alete çarptığımda ya da düşürdüğümde dönüp sanki canlılarmış gibi özür diler, onlarla konuşurdum. Zamanla ilgim daha da belirgin hale geldi, yapay zeka ve nöroloji alanıyla ilgilenmeye başladım zamanla. Zihin ve beyin konuları daima ilgimi çeken bir nevi harikalar diyarıydı benim için. Liseden itibaren de hedeflerimi bu yönde belirledim ve üniversitede felsefe bölümünü tercih ettim. Nörofelsefe ve yapay zeka felsefesi alanında çalışmaya karar verdim. Psikoloji değil de felsefe seçmemin en büyük sebebi aslında felsefenin sorgulamaya ve düşünmeye teşvik etmesi, insanın aklına gelmeyecek konuları bağdaştırmasını sağlayan analiz ve benzeşim kurma yetisi kazandırması ve ‘farklı’ olanı törpülemeye çalışmaktansa ona kucak açmasıydı.

Ailem de beni hedeflerim doğrultusunda daima destekledi, kararlarıma saygı duyduklarını ve bena güvendiklerini, desteklerinin hep benimle olduğunu her defasında dile getirdiler, beni her zaman destekleyen bir ailem olduğu için çok şanslı hissediyorum.

Robopsikolog kulağa hem hoş hem de biraz ürkütücü geliyor. Hayatlarımızda ne değişecek? Gelecekte bizleri neler bekliyor?
Bu yapay zeka ve robopsikoloji hakkında en sevdiğim sorulardan bir tanesi. Çünkü pek çok bilim insanı ve hollywood yapay zekadan kormamız gerektiğini söylüyor. İyi ellerde yapay zeka insanlığın başına gelecek en güzel şey olabailir. Her konuda bize yardımcı olan mekanik dostlar ve bilgisayarlar, madenlerde çalışacak robotlar, bizim yerimize uzaya çıkacak android astronotlar, yani pek çok alanda bizi sınırlayan ve insan gücünü ve zekasını aşan işleri bizim yerimize yapabilirler. Ancak bu yapay zekanın bizim kölemiz olacağı anlamına gelmiyor. Elon Musk, Nick Bostrom gibi bilim insanları yapay zekanın insnalığın sonunu getireceğini düşünüyor, ben sadece yapay zeka silah olarak kullanılırsa böyle bir şeyin gerçekleşeceğini düşünüyorum ki bunun ardında yine onları bu yönde programlayan insanlar olduğu için bu yapay zekanın değil insanların suçu olacak. Ancak yapay zekanın tek başına insanlığı ele geçirmek ve insanlığın sonunu getirmek gibi distopik hedefleri olacağını sanmıyorum. Johhny Deep'in Transendence filminde ölmeden önce bilincini bilgisayara yükleyerek yapay zeka haline gelen Will, bir üs kurar ancak karısı dahil herkes ve izleyiciler onun tüm bu çalışmalarının nedeninin dünyayı ele geçirmek olduğunu düşünür fakat Will'in amacı karısının isteği olan insanları iyileştirmek ve atmosferin daha solunabilir bir hale gelmesi hayalini gerçekleştirmektir. Burada anlatmak istediğim insan ırkı elindeki sonsuz güçle ancak başkalarına hükmetmek, dünyayı ele geçirmek vb. hayaller kuruyor, savaşlar, uzayın kolonileştirilmesi çalışmaları bunun örnekleri sayılabilir. Örneğin; biz uzaylıların da dünyayı ele geçirerek bizim kaynaklarımızı kullanacağıyla ilgili düzinelerce film, dizi ve kitaba sahibiz. Çünkü biz insan ırkı olarak böyle yapardık. Kaynakları olan yeni bir yer keşfettiğimizde orayı ele geçirip kaynakları kullanmak istiyoruz. Hırs, kibir ve güç tutkusu insan ırkına ait bir özellik. Burada yanlış empati yapıyoruz ve biz böyle yapacağımız için yapay zekanın ve uzaylıların da bize aynısını yapacağını düşünüyoruz. Bizden zeki bir yapay zeka, Nick Bostrom'un deyimiyle bir süperzeka (superintelligence)- ahlaki olarak da bizim hesaplayamayacağımız sonuçları öngörerek bizim yaptığımız hataları yapmaz. Yapay zeka bizi bizden kurtaracak tek şans olabilir belki de.

Daha yaşın çok genç, bundan sonraki hedeflerin neler?
Öncelikle yüksek lisansımı tamamladıktan sonra doktora yapmak ve akademide ilerlemek istiyorum. Robopsikolojiyi üniversitelerde okutulan bir dal haline getirebilmek adına dersler açmak, aslında başlıca hedefim. Bu dal henüz daha çok yeni, tanınmaya, tanıtılmaya ve üzerinde, daha çok çalışılmaya ihtiyacı olan bir alan.

Bir idolün var mı?
Öncelikle Elon Musk'ın kararlılığı ve işine karşı sevgisini örnek alıyorum. Çünkü bir işte başarılı olmak için yaptığımız şeyi sevmek, altın başarının anahtarı. Bir diğer isim ise Nikola Tesla, günümüzde ne kadar Thomas Edison karşısında başarısız gibi görünse de; kimsenin aklına gelmeyen tabiri caizse çılgın fikirleriyle günümüz teknolojisi için altyapı hazırlamış. Nikola Tesla'yı örnek alma sebebim ise yeniliklerin kalıpların dışında düşünerek ve komfor noktasından ayrılarak ortaya çıktığının güzel bir örneği olması.

Boş zamanlarında neler yapmaktan hoşlanıyorsun, günlerini nasıl değerlendirirsin?
Küçük yaşlardan beri dans ve jimnastik yapıyorum, bir süre ara vermiştim ancak yaklaşık beş,altı sene önce tekrar başladım, profesyonel olarak değil de hobi amaçlı, daha çok zihnimi yoğunluktan uzaklaştırmak için yapıyorum. Resim yapmayı da çok seviyorum, renkler de aynı şekilde bir terapi oluyor benim için.
Onun dışında okul, makale yazma, projeler derken pek boş zamanım olmuyor aslında.

Bu mesleğe ilgi duyan genç arkadaşların için söylemek istediklerin var mı?
Her meslekte zaman zaman zorluklarla, engellerle karşılaşıyoruz hepimiz, önemli olan engellere takılmamak değil, hata yaptığımızda ve bir engelle karşılaştığımızda pes etmeden hedefimize emin adımlarla ilerlemek. Tabii ki bu kimseyi dinlemeden kendi bildiğinizi yapın demek değil, yeniliklere ve eleştirilere açık olmak ve kendini yenileyebilmek çok önemli. Eğer bir hedefiniz varsa, hedefe giden yolda büyük ya da küçük engeller çıkacaktır karşınıza, önemli olan bu engeller karşısında pes etmemek. Yürümeyi yeni öğrenen her çocukları bilirsiniz düşerler ancak tekrar ayağa kalkıp denemeye devam ederler, işte içimizdeki yeni yürümeyi öğrenen çocuğu asla öldürmemek gerekiyor. Ayrıca sevdiğiniz, seveceğiniz bir mesleği yapın, çünkü yaptığın işi sevmek, o işte başarılı olmanın en büyük etkeni.

Çok teşekkürler paylaşımların ve sohbetin için, senin eklemek istediklerin var mı?
Irenbe ailesine ve size çok teşekkür ediyorum bu güzel sohbet için. Bir Irenbe bebeği olmaktan gurur duyuyorum ve bütün Irenbe ailesine teşekkürlerimi sunuyorum.

Son olarak İrenbe senin için ne ifade ediyor?
Irenbe benim dünyaya geldiğim yer, benim sağlıkla bu dünyada gözümü açmamı sağlayan yer. Benim bugün sağlıklı ve başarılı bir ben olmamda ilk taşları döşeyen yer, tüm doktorlarıma ve bütün Irenbe ailesine çok teşekkür ediyorum bunun için.

 

  • Gönderiyi Paylaş