blog image
Azim ve Mutluluk

5 ay gibi kısa bir sürede eşi ile evlilik kararı aldı. Çocukları çok seven çiftimiz, evlendikleri ilk günden itibaren çocuk sahibi olmanın hayalini kuruyorlardı. Endometriozis hastası olan ve tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olabileceğini öğrenen anne adayımız, geçirdiği ameliyat sonrasında umudunu hiç kaybetmedi... Ta ki tedavi gördüğü bir hastanede doktorunun söylediği “Bu işe devam edemeyiz. Malesef çocuk sahibi olamazsınız” cümlesine kadar....

Hıçkırıklar içerisinde hastane bahçesine koşan anne adayımız belkide ilk kez umutsuzluk duygusunu bu kadar yakından hissetti. Eşinin desteği ile tekrar ayağa kalkan anne adayımızın yolu, zorlu bir süreç ve araştırmanın ardından İrenbe ile kesişti. Doktorların yüzde 1 verdiği ihtimal ile tedaviye başlayan anne adayımız, geçirdiği kimyasal gebeliğin ardından zor bir süreç yaşadı.

Her tedavi sonrasında karnında sıvı birikmesi olan anne adayımız için tek çare vardı 'ameliyat'.

9 ay boyunca ameliyat olmamak için direnen, en sonunda kendini İrenbe doktorlarına emanet etti ve başarılı geçen operasyonun ardından, gördüğü tedavi sonrası hamile olduğunu öğrendi. Ama işler yine iyi gitmedi... Gebeliğinin 9. haftasında bebeğinin kalbinin durduğunu öğrenince anne adayımız, artık çok yorulmuştu ve tedaviyi bırakmak istedi. Ancak içinde son bir umut vardı ve ona 'dene, sakın bırakma' diyordu. O da öyle yaptı ve belkide son kez tüp bebek denemesi için gücünü topladı...

Ve sonunda beklenen mucize oldu.

Güzel kızının ilk kalp atışlarını duyduğu an için binlerce kez 'şükür' eden annemiz ve eşi güzel kızlarına İrenbe'de kavuştular. Hikayenin kahramanı annemiz yaşadıklarından çıkardığı dersi şöyle özetliyor; iç seslerini dinlesinler, umutlarını kaybetmesinler ve eşler birbirlerine destek olup kenetlensinler...

Hikayenin tamamını annemizle yapmış olduğumuz röporajı aşağıda okuyabilirsiniz.

Devamını Oku

Öncelikle sizi tanıyalım. Kendinizden biraz bahseder misiniz?

Ben 1977 Aydın doğumluyum. Muğla’da özel bir bankada yönetici olarak çalışıyorum.Eşimle 2007 yılında tanışıp 5 ay gibi kısa bir sürede evlendik. Evlendiğimiz günden beri çocuk sahibi olmayı istiyorduk. Hem yaşım 30 olmuştu hem de çocukları çok seviyorduk.

Normal yollardan hamile kalamayacağınızı öğrendiğinizde neler hissettiniz?

Endometriozis hastası olduğumdan geçirdiğim ameliyat sebebiyle geçen zor bir hafta sonrasında tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olacağım söylendiğinde çok üzüldüm. Ameliyattan bir ay sonra ilk tüp tüp bebek denemem olumsuz oldu. Oysaki hamile kalacağıma çok inanmıştım hatta emindim.

Ama olmadı ve 1 yıl sonra sol tarafımda oluşan 15 cm’lik kist sonucu ameliyat olmaya karar verdim ve ikinci açık ameliyatımı oldum. 2009 yılında da yine aynı hastanede tüp bebek denemesi için iğneler kullanmaya başladım.  Yaklaşık bir hafta sonra doktorumuz tedaviye devam etmek istemediğini, yumurta toplama aşamasında enfeksiyon kapma riskiyle bu işe devam edemeyeceğini, devam etmenin şövalyelik olduğunu belirtti. Çocuk sahibi olamayacağımızı söylediğinde doktorun odasından nasıl çıktığımı bilmiyorum.  Hastane bahçesinde o kalabalığa rağmen hıçkırıklarımı bastıramadım. Sanki başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Eşimle birbirimize sarılıp ağladık. Hayatımda ilk ve son defa isyan edip, anneme ‘Beni neden doğurdun’ dedim. Eşimin de çocuk sevgisini biliyordum. Sevdiğim insanı çocuk sevgisinden mahrum bırakmak istemedim.  O sıralar boşanmayı bile düşündüm. Ama eşimin desteği o kadar büyüktü ki ‘Ben seninle sadece çocuk için evlenmedim ve çocuk sahibi olacaksam da annesi sen olacaksın’ dedi.

Bu süreç sizi nasıl etkiledi? Nasıl adımlar attınız?

Uzun bir süre sürekli bozuk bir psikoloji ile gezdim. İşte, evde, aile hayatında olumsuz etkilendim. Ama diyorum ki bu süreçte herkesin desteği çok önemli ve şu an Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Osman Gürün’ün üniversite arkadaşından endometriozis tedavisi için randevu aldık. Bizimle çok ilgilendi, çok babacan birisi. Yaşıtlarım çocuk doğururken ben ise kist doğuruyordum. Küçülmeyen  4 - 4.5 cm büyüklüğündeki kist birden büyüdü ve doktorum ameliyat olmam gerektiğini söyledi.

Artık üçüncü açık ameliyatım olacaktı.  Çocuk sahibi olmayı çok istiyordum.  Her açık ameliyat ‘FSH’ hormonumu yükseltiyordu, yani yumurta kalitem bozuluyordu.  Bu ameliyatta doktoruma 'Yumurtalığımı koruyup koruyamayacağını' sorduğumda 'Garanti veremem' dedi. Ameliyat olmak istemediğimi başka bir yöntem varsa onu uygulamasını söylediğimde ise yeni uygulanmaya başlanan bir yöntem olduğunu girişimsel ultrason eşliğinde kist içindeki sıvıyı boşaltabileceğini söyledi. Bu işlemin sayısını inanın hatırlamıyorum. Lokal anestezi altında hissedilmeyen küçük bir kesi ve her aşamasını acı içinde tamamlanmasını dua ederek geçen 10 dakika. 3 –  4 ayda kistim 3 kiloyu geçen sıvı topluyordu.

İrenbe ile tanışmanız nasıl oldu?

Sonrasında internet araştırmasında İstanbul’da bir merkeze gittik. Ben çocuk sahibi olamazmışım. Ancak yumurta nakliyle anne olabileceğim söylendi. Yine psikolojim bitmiş durumdayken eşim İstanbul dönüşü 'İrenbe'ye gidelim' dedi. Nurettin hocamla da daha önce bu konuda görüşmüştük. Bizi endometriozis konusunda uzman olan doktorumla ile tanıştırdı. Doktorla ile görüştüğümüzde sağlığıma kavuşmak istediğimi belirttim. Bir abi, baba gibi sabırla beni dinledi. Muayene sırasında hiçbir doktorun göremediği yumurtalığımı gördü ve biz yüzde 1 şansla bu tedaviye başladık. Yumurtalarım artmaya başlayınca moralimde, psikolojim de düzelmeye başlamıştı. 5 yumurta toplandı, 3’ü döllendi. Çok mutluydum. Uzunca bir süre FSH hormonu yüksekliğine takılıp başlanamayan tedavim İrenbe ’de başladı ve transfer işlemi sonrası Beta HCG değerim 33 oldu. Yani hamile olduğumu öğrendim. O kadar mutluydum ki...   Ama doktorum bir gün sonra tekrar kan tahlili istediğinde, yükselmesi gereken değerim düşmeye başlamıştı. Kimyasal gebelik olduğunu öğrendik. Yani bebeğimin tutunmasını bir şey engellemiş olmalıydı. Tedavi sırasında kistimdeki sıvı birikmesi 2 ay gibi bir sürede hızla artmıştı.  Her tedavi sonrasında girişimsel ultrason ile karnımdaki sıvı birikmesini aldırıyordum. Fakat doktorum bu işlemin sürekli tekrarlanmasını uygun bulmadığından ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Hatalı ameliyat sonrasında oluşan ameliyat fobimden dolayı 9 ay ameliyat olmamak için direndim.

Peki sonrasında ameliyat olmaya nasıl karar verdiniz?

İrenbe'ye her kontrole gittiğimde doktorum sabırla beni ikna etmeye çalıştı. Ameliyatımı işinde profesyonel olan Refik Keleş'in yapacağını belirtti. Nurettin ve Refik Bey'in işinde iyi doktorlar olduğunu biliyordum ve çocuk sahibi olabilmek için bu ameliyatı olmam gerektiğini söyleyerek beni ikna ettiler. 3'üncü kez ameliyat masasındaydım. Epidural yöntemle ameliyatım başladı fakat ameliyat korkumdan dolayı tamamen uyumak istediğimi belirttim. Kolumdan şırıngayla bir ilaç verdiler ve ben uyumuşum. Toplam 3 saat süren ameliyatımdan sonra hastalığımla ilgili problemlerim de geçmişti.

Keşke ameliyat için 9 ay beklemeseydim ya da ilk İrenbe ile tanışsaydım,  kızıma kavuşmak için bu kadar beklememiş olurdum.  Ameliyat sonrası doktorlarım hiç bir şeyim olmadığını, tamamen ameliyatlardan dolayı bu durumda olduğumu itiraf ettiler ve kısa bir süre sonra tekrar tüp bebek denedik. Hamileydim...

'Bu günleri gördüğüm için Allah’ıma çok şükür' dedim ama iş yerinde kanamam geldi ve hemen Muğla’daki doktoruma gittim. 3 kese gördüğünü ancak 2'sinin şeklinin bozuk olduğunu, sadece birinin iyi olduğunu belirtti. Bebeğime bir şey olmasın diye sürekli dua ediyordum. 9 haftalık hamileyken kasığımdaki sancıyla doktora gittik ve bebeğimin kalbinin durduğunu öğrendim. Ertesi gün hemen İrenbe'ye gittik ve doktorum maalesef bebeğimi kaybettiğimi söyleyince hastanede sinir krizi geçirdim. Sonrasında sayısını hatırlamadığım birçok tedavi yöntemlerini denedik ve en sonunda temmuz ayında artık kullandığım yumurtlama iğnelerine bünyem cevap vermemeye başladı ve ilk defa yumurta toplanamadı. Artık umudum azalmaya başlamıştı. Doktoruma olmayacaksa artık uğraşmak istemediğimi, çok yorulduğumu belirttim. Bir yandan evlat edinme şartlarını araştırıyordum. Doktorum da 'Biraz kendini topla tekrar konuşuruz' dedi.

Yılmadınız ve bir kez daha tedavi için adım attınız...

24.11.2013 tarihinde tüp bebek tedavisi olmak için son kez iğne olmaya başlamıştım. Ama ilk başta yumurtalarım istenilen büyüklükte değildi. Yeni yumurta toplanmayacak düşüncesi oluşmuştu. Aynı düşünce eşimde de oluşmuş fakat birbirimize söylemedik. Mucize olarak 3 yumurta toplandı ve 3'ü de döllendi ve transfer işlemi 10.12.2013 tarihinde gerçekleşti. Birkaç saat hastanede dinlendikten sonra Muğla’ya geri döndük. 24.12.2013 tarihinde Muğla’daki özel hastanede gebelik testi için kan verdik ve sonrasında telefonla hamile olduğumu öğrendim. Beta HCG değerimin çok yüksek olduğunu ikiz olabileceğini belirttiler.

Ve hamilesiniz… Güzel haberi nasıl aldınız ve o an neler hissettiniz? Gebelik takipleriniz nasıl geçti?

Hamile olduğum haberini aldığımda gözümden sevinçten yaş geldi. Eşimle birlikte aileme güzel haberi verdik. Ama daha önce 2 defa gebelik kaybım olunca ilk söylediğim 'Allahım bebeğimi sağlıkla kucağıma ver' cümlesi oldu. Doktorum kontrollerimin Muğla'da olmasını istedi. Düşük tehlikesi ile ilk 3 ay İrenbe'ye gidemedim. Ama daha sonra aylık kontrollerimi İrenbe'de yaptırdım. İlk kalp atışını duyduğumda ise içimde benden bir parçanın olması beni çok duygulandırdı, tabi ki yine sevinç gözyaşları… Heyecanlı, endişeli ve keyifli bir gebelik süreci geçirdim.

İlke’me kavuşacağım gün gelmişti artık, o gün İrenbe ekibi  yanımdaydı. Sağ olsun yoğun olmasına rağmen hocam Nurettin Bey de bizi yalnız bırakmadı. Ve İlke 2230 gram ağırlığında kucağımdaydı.

Tedavi süreciniz uzun sürmüş, sizi pes ettirmeyen ne oldu?

Tedavi sürem gerçekten çok uzun sürdü. Beni pes ettirmeyen içimdeki inanç, sabır her zaman maddi manevi desteğini esirgemeyen eşim ve ailemdi. 

İzmir dışında oturuyorsunuz. İrenbe ’ye gelip giderken yol hikayeleriniz var mı ?

Ben bankacıyım ve yoğun çalışıyorum. Hep bir telaş ve koşturmayla gidip geliyorduk. Bankadan izin alma konularında çok rahatsız oluyordum. Bu konuda hiç özelimiz olmuyordu. Eşim de yoğun çalışan birisidir. Sağ olsun doktorumuz çalışmamdan dolayı bana göre bir randevu programı hazırladı. Birçok yol anımız var. 

Ahmet Bey şehir dışına çıkmadan önce yumurta gelişimimi görmek istedi ve sabah 09:00’a randevu vermişti. Biz sabah 05:30’da yola çıktık. Fakat eşim arabaya benzin almayı unutmuş ve en yakın benzinlik 45 dakikalık mesafede. Oraya kadar benzin yeter diye yola çıktık fakat benzinliğe zar zor ulaşabildik. Benzin ibresi sıfırı gösteriyordu. O kadar çok telaşlanmıştık ki anlatamam.

Bir başka anımız; eşimin yoğun çalışması ve sabah erken saatletlerde kalkmasının verdiği yorgunlukla otobanda 140 km hızla giderken uyuması oldu. Uyandırmak için yüzüne birkaç defa su attığımı biliyorum.

Ayrıca tedavi sürecinizde eşinizin belediye başkanlığı aday çalışmaları da vardı. Kampanyaların içine ne kadar dahil oldunuz? Yaşadığınız bu süreçte eşinizin desteği nasıl oldu?

Eşimin tedaviye başladığımız 24.11.2013 tarihinde yanında bulunabildim. Parti çalışmalarına hamilelik sürecinde destek olamadım. O da yoğun bir çalışma sürecine girdi. Çoğu zaman eve geç geliyordu.

Anne olmadan önceki hayatınız ile sonrası arasında ne gibi farklar var?

Bankacı olduğum için çok yoğun çalışıyordum. Bu arada tedavi için sayısını hatırlamadığım bir sürü hormon iğnesi oluyordum. İş yerinde hep stresle çalışıyordum. Gerekli gereksiz birçok şeyi kafama takıyordum. Ama anne olduktan sonra, canım kızım İlke'm stresimi ortadan kaldırdı. Yani işime keyifle gidiyorum artık. Eşimle eve geldiğimizde kızımızla birlikte oyunlar oynuyoruz. Günün özlemini gideriyoruz. Her gün Allah'ıma kızımı bana verdiği için şükrediyorum.

Neden İLKE?

İlk göz ağrımız, ilkimiz, en önemlisi de ilkerine bağlı bir birey olması için bu ismi istedik.

Tüp bebek yaptırmak isteyen başka çiftlere önerileriniz var mı ?

İç seslerini dinlesinler, umutlarını kaybetmesinler, birbirlerine destek olup kenetlensinler.

İrenbe sizde ne anlam ifade ediyor?

İrenbe bizim için hayatımızın anlamı, biricik kızımız İLKE’yi yani mutluluğumuzu ifade ediyor.

 

  • Gönderiyi Paylaş