Dergi Yazıları 

HAMİLELİKTE DÜZENLİ TAKİP

 16 Ocak 2014

 

Kategori : GEBELİK

Başlık : Hamilelikte Düzenli Takip Hem Annenin Hem Bebeğin Güvencesi

Yazar : Op. Dr. A. Refik Keleş - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı / İrenbe

Mail : rkeles@irenbe.com

 

HAMİLELİKTE  DÜZENLİ TAKİP

HEM ANNENİN HEM BEBEĞİN GÜVENCESİ

 

Günümüzde çiftler 'Bebek istiyoruz' yerine 'Sağlıklı bebek istiyoruz' demelidir. Çünkü tbbın geldiği noktada gebelik boyunca pek çok sorunun önceden öngörmek ve tedbir almak mümkündür. Gebelik öncesinde, bebeği  9 ay besleyip büyütecek anne vücudunun yeterlilik yönünden taranması ile başlayan süreç; testler, ultrason takibi, muayeneler ve bilgilendirmelerle doğuma kadar devam eder.

Unutulmamalıdır ki; sağlıklı bebek için gereken sağlıklı yumurta ve sağlıklı spermdir. Ancak 400 bin yumurta içinde en sağlıklı olanı bu noktada tanımlanamaz. Eşin 60 milyon sperminin içinde hangisinin yumurtayı dölleyeceği de bilinemez.

SOY AĞACI TARAMASI

Burada yapılabilecek şey, gebelik öncesinde soy ağacının incelemektir. Çiftler aile geçmişini sorgulamalıdır. Genetik geçişli hastalık var mı, ailede bebek kaybı yaşandı mı? Bununla ilgili sorun varsa; 'Acaba bu tanımlanabilen bir hastalık mı?' diye genetik danışmanlık alınmalıdır.

ANNE KENDİNİ HAZIRLAMALI

Bebeğe gebelik boyunca ev sahipliği yapacak anne adayı; ''Ben bu kapasitede miyim?'' diye sorgulamalıdır. Hemogram tahlili ile kansızlık, demir eksikliği, talasemi taşıyıcılığı vb var mı? Şekerle guatrla ilgili sıkıntı var mı? Tüm bunlara bakılmalıdır.Toksoplazma gibi hastalıklar ve kızamıkçık geçirip geçirmediği sorgulanmalıdır.Anne adayı kızamıkçık geçirmediyse, aşısını yaptımalı ve gebelik 3-4 ay ertelenmelidir. Bunun dışında folik asit ve B 12 gibi eksikler var mı? Bu da sorgulanarak gebelikten üç ay önce folik asit alımına başlamak gerekir.

Gebelik elde edildi ve çift kontrole geldi. Gebeliğin sağlıklı olup olmadığını;

1.Fiziksel değişikliklerle

2.Biyokimyasal değişikliklerle anlayabiliriz.

Gebelik ürünü rahim içine yerleştiğinde plasenta, özel bir hormon salgılar. Beta hCG, testlerde 100'lü rakamları geçtinde biyokimyasal gebelik kesinleşmiş olur. Bu da eğer, kan yoluyla idrara geçtiğinde, idrar testinde çift çizgiyi gördüğümüz an gebelik için "Pozitif" deriz. Hamilelikle birlikte vücutta iki şey değişir. Birincisi vücutta normalde olmayan beta hCG hormonu, ikincisi; progesteron dediğimiz gebeliğin devamını sağlayan hormon artar. İkisinin değişmesi gebeliğe bağlı sekonder değişiklikleri meydana getirir. Sabah bulantıları, hazımsızlık, sık tuvalete gitme, ağızda metal tat, tükürük salgısının değişmesi, diş etlerinde şişme, kanama... Ve anne adayı; "Doktora gideyim" der. Çok erken giderse gebelik kesesi görülmeyebilir. Beta hCG 1500 üniteyi geçmeden rahim içinda gebelik kesesi görülmez. Bu da aşağı yukarı 14 günlük bir periyottur.

Döllenmetüpte olduğu için gebelik kesesi bazen tüpte takılıp kalabilir. Böyle olduğu zaman rahim içine giremez. Buna "Dış gebelik" denir. Kese rahim içinde göründüğü zaman artık "Siz klinik olarak da gebesiniz" denilebilir.

Keseyi görmek yeterli değildir. Rahim içinde keseyi görerek kimyasal gebelik olmadığını gördükten sonra genetik şifrenin doğru verilip verilmediğini anlamak gerekir. Bunun için de fetusu görmek gerekir.

Gebeliğin iki türlü takibi vardır. Bunlardan biri ampiriktir. Görsel olarak izlenir. Diyelim gebe 6 haftalıkken geldi. İki hafta sonra çağrıldığında 8 hafta, 2 hafta sonra çağrıldığında 10 hafta...  Sağlıklı, gününe uygun bir büyüme gözlemlendi. Bu ampirik takiptir. Bir de bilimsel veriler vardır. 11. Ve 13. Hafta arası, ikili testin veri tabanı olarak kullanıldığı dönemdir.

Down sendromu dışında dudak damak yarığı, ayak topuğunun arkaya doğru olması, ayak baş parmağının ayrık olması, beyin, kalp ve böbreklerde anomaliler olmasıda down sendromu açısından uyarıcı olabilir. Bunlardan biri varsa, 2'li ve 3'lü testlerde de şüpheye düşülürse amniyosenteze yönlendirme olasılığı artar. 2'li,3'lü,4'lü testte sadece down sendromu aranır. Ama bebekte beyin ve kalple ilgili sıkıntılar olabilir. Karın ön duvarı açıklıkları gibi... Bunlara da down sendromu kadar önem verilmesi gerekir. Buna "İkinci Basamak Ultrason" denir. Halk arasında renkli ultrason veya fetal tarama olarakta adlandırırlır. Mutlaka bu taramada yapılmalıdır.

Bazen, "Amniyosentez yaptırdık başka şeye ihtiyaç var mı ?" deniyor. Dudak damak yarığı amniyosentezde saptanmaz. Fetal tarmanın esas amacı ; 5 sistemi taranmasıdır. Bunlar ; sinir, dolaşım, hareket, sindirim ve boşaltım sistemidir. Fetan tarama ile bu sistemlerin varlığı ve fonksiyonları hakkında bilgi sahibi olunur. Bu bilgilerle başka hastalıkların varlığını sorgulamakta mümkündür. Dudak damak yarığı buna en güzel örnektir. Örneğin ; dudak damak yarığı görüldü. Bu bilgi ne veriyor ? Çocuk doğduğunda ameliyat olacak ayrıca dudak damak yarığı varsa, down sendromu olasılığı da artar. Fetal taramada dudak damak yarığı yok denildiğinde bu olasılıklar da ekarte edilmiş olur. Avantajı budur. Bununla beraber organ anomalisi görülmese ve bütün sistemler normal olsa bile yine de down sendromu olabilir. "Yüzde yüz olmaz" denemez,

Sonuç olarak testler ve fetal tarama yaptırıldı. Bu şunu kazandırıyor : % 85-92, hatta bazılarına göre %95 doğruluk oranı ile bu bebek sağlıklıdır. Bunların cevabının 20. Haftaya kadar verilmesi gerekir.

Fetal tarama yaptıktan sonra herhangi bir problem yoksa anne adayı ayda bir izlenir. Bundan sonra anne adayı iki şekilde uyarılır :

1.Gebeliğin sağlıklı gittiğini,

2.Bebeğin sağlıklı olduğunu anlaması lazım.

AÇ MIYIM, YORGUN MUYUM ?

Anne, bebeğin hareketlerini izlemelidir. Hissediyorsa bebek sağlıklıdır. Özellikle 32. Haftadan soonra günde 15 - 20 harekete, anne adayının hissetmesi gerekir. Hangi dönemde olursa olsun, bebeğin hareketini hissetmiyorsa öncelikle telaş yapmamalıdır. Sonra kendine şu soruyu sormalıdır: "Aç mıyım, yorgun muyum?". Açım diyorsa tercihen şekerli bi şeyler yemeli ve kırk dakika sol yanına uzanmalıdır. Sağlıklı bebek kırk dakika içinde az veya çok hareket eder. Bebek istirahate rağmen hiç hareket etmiyorsa hekim tarafından mutlaka muayene edilmelidir. Bunlar, bebeğin anne karnında

 

ERKEN DOĞUMU ÖNLEMEK İÇİN

Tarama 20. Haftaya kadar bitirilmelidir. 2'li ve 3'lü tarama testleri, biyokimyasal testler yapıldı ve "bebek sağlıklı" denildi. Bundan sonra bebek dış ortama uyum sağlayacağı yaşamsal yetenekleri kazananıncaya kadar doğması istenmez. Yani su kesesi açılmamalı, rahim kasılmamalı ki 37 haftayı (prematüre sınırını) geçsin.

Bunun için anne adayı;

  • Vajinal enfeksiyon ve komşu organ enfeksiyonlarından korunmalıdır,
  • Vücut ısısı 37.5'i geçerse mutlaka hekimini bilgilendirmelidir.

Sık ultrason bebeğe zarar vermez.Erken dönem gebelik kayıplarında genellikle ultrason suçlanır ama bu doğru değildir. Ultrason bir anlamda anne ve doğum öncesinde bebekle buluşmalıdır.Özellikle ilk aylarda anne adayının birçok sıkıntısı vardır. Hormonal değişikliklerle beraber sinirlilik, gerginlik, bulantılar, eşten destek görememek ve iş koşulları gibi... Bu ortam istilasında bebek ölü mü, canlı mı bilgisi yoktur.İşte bu dönemde 15 günde bir ultrasonda bebeği görmek anne adayına büyük moral verir.

İkili test nedir?

Down sendromu riskini gebeliğin erken döneminde belirler.Bebeğin ense kalınlığı ve baş-popo mesafesi ölçüldükten sonra anneden kan alınır. Görülebiliyorsa burun kemiği ölçülür ve bu bilgilerle birlikte annenin yaşı ve kilosu bilgisayar ortamına aktarılarak "down sendromu risk belirlemesi" yapılır. Değer 1/250'nin altına indiği zaman, "acaba bebek down sendromlu mu?" sorusunu getirir ama mutlak değildir.Bu; 249 anne sağlıklı, biri down sendromlu doğuracak anlamına gelir.

Üçlü test nedir?

16-22. haftalar arsında, anne adayının kanında 3 ayrı hormon incelenir. Beraberinde annenin yaşı, gebelik haftası ve kilosu bilgisayara aktarılarak " down sendromu risk olasılığı hesaplanır".

2'li veya 3'lü testten sorun çıkması, bebekte mutlaka down sendromu olduğu anlamına gelmez.

Amniyosentez nedir?

Amniyosentezde; bebeğin içinde bulunduğu amniyo sıvısından örnek alınarak kromozomlarına bakılır. Gebelikte 16-20. Hafta arası yapılır. 2'li ve 3'lü test sonuçları down sendromu riski yönünden şüpheli çıkarsa yapılır. Amniyosentez nedeniyle sağlıklı bebek kaybedilebilir. Bu risk 1/200 oranındadır.

 

 

İLGİLİ YAZILAR

Elven ve Erkan çifti ve ikizlerinin öyküsü...
Berna ve Ömer Aşçı çiftinin öyküsü...
10 yıl sonra ikiz bebeklerimiz olacağını öğren
Nilay ve Osman Tosun çiftiinin Deniz\'e kavuşm
Erkek İnfertilitesinde Ampirik Medikal Tedavi
Meral – İlker Yasin Şimşek Çifti ve kızları Ya
Çocuklarda Solunum Yolu Enfeksiyonları ve Koru
Gebelikte Sık Karşılaşılan Problemler